Choose Your Language!

18 Eylül 2014 Perşembe

MAC Plushglass Ample Pink || Dolgunlaştırıcı Parlatıcı



Günaydın! Bugün sizlerle, son birkaç gündür severek kullandığım bir ürünü paylaşacağım. Bundan 5 ay önce MAC için yaptığımız bir çekimde, makyaj artistinin 'kızım senin dudakların yok, gel bakayım buraya' diyerek beni sandalyeye oturtmasıyla başladı hikayemiz…

MAC Plushglass'lar MAC'in diğer dudak parlatıcılarına göre daha minik tüplerde geliyor, kıvamları biraz daha koyu ve kokuları daha ağır. Ağır derken rahatsız edici bir kokudan bahsetmiyorum. İştah açıcı bir vanilya aromasından söz ediyorum. 




Dönelim hikayemize. O gün çekim için dudaklarıma en sevdiğim rujlardan biri olan MAC Faux'u sürmüştüm. Makyaj artisti Zeliha Hanım, olmayan üst dudağıma biraz daha şekil ve dolgunluk kazandırmak için raftan Ample Pink'i kaptı ve dudaklarıma uyguladı.

Yaklaşık 40 saniye sonra dudaklarımda minik karıncalanmalar (asla rahatsız edici değil) başladı ve buuuum! Birkaç dakika sonra aynaya baktığımda artık benim de üst dudağım vardı. Gerçi şunu netleştirmek gerek; bu tip ürünlerle asla bir Angelina Jolie olamıyorsunuz ancak geçici de olsa gözle görülür bir fark yarattığı kesin.

Yıllar önce ağır bir ergenken, bu dudak dolgunlaştırıcı, kolajenli ürünlerin ilk çıktığı zamanlarda hemen bir tane kapmış, rüzgarda savrulan ve dudaklarıma yapışan saçlarım sayesinde dudağımdaki dolgunlaştırıcıyı göz kapağıma bulaştırmış, alerjiden kudurmuş ve iki gün şiş gözle gezmiş bir insan olarak MAC'in Plushglass'larının o kadar güçlü bir dolgunlaştırıcı etkisi olmadığını ve dudaklarınızı rahatsız etmediğini belirtmek isterim.




Dönelim Ample Pink rengine. İçinde ışıltı bulunmayan, gül kurusu diyebileceğim doğal bir pembe tona sahip. Tek başına uygulandığında doğal bir pembelik verirken, rujun üstüne uygulandığında (özellikle MAC Faux'un üstüne) harika duruyor. Çıplak dudağa uygulandığında karıncalanmayı daha net hissedebiliyor, dolgunluğu görebiliyorsunuz. 




'Amaan, bu kadar anlatın, bu mudur yani?' diyorsanız beni yakından görmediniz demektir. Normalde üst dudağım gerçekten YOK ve yukarıdaki görsel, Plushglass'ı uyguladıktan sadece 2 dakika sonra çekildi. Mis gibi kokusunu, şirin tüpünü, rengini ve dürüst olalım, dudaklarımı şişirmesini seviyorum. 

Karıncalanma hissi benim gibi suya alerjisi olan birini bile rahatsız etmedi ancak yine de uygulamadan satın almayın derim. Bu kadar minik bir dudak gıdıklanmasının kimseyi rahatsız edeceğini düşünmüyorum ancak yine de en yakın MAC mağazasında uygulatmanızı tavsiye ederim. MAC ürünlerin maccosmetics.com.tr ve MAC mağazalarından alabilirsiniz. Ürünün satış fiyatı 65 TL ve bence tek dezavantajı bu. Sevgiler!




12 Eylül 2014 Cuma

Son Zamanların Favorileri #1



Günaydın! Aylık favoriler videolarının bana göre olmadığını, çünkü favorilerimin her ay değişmediğini, bazen bir ürüne aylarca kafayı taktığımı daha önce belirtmiştim. Favorilerimi ilk kez yazı olarak paylaşacakken bunu hatırlatmak istedim. Dolayısıyla aylık periyodlar halinde değil de, elime çok sevdiğim ürünler geçtikçe ya da elimdeki belli ürünleri çok sevdikçe bu tarz yazılar paylaşıyor olacağım. Bu arada bugün okuyacağınız yazıdaki ürünlerin bir kısmı bu yazın favorileri, bir kısmı ise yalnızca 10 gündür benimle. Lafı fazla uzatmadan hemen ten ürünlerinden başlıyorum. 




Minik hatırlatma: Yazı boyunca ismi geçecek ürünlerin bir kısmı firma gönderisidir. Firma gönderisi olan ürünlerin yanında (*) işareti bulunmaktadır.




İlk olarak baz ve fondotenden başlayalım. Yazısını şurada yazdığım Benefit Porefessional (*) gözenek küçültücü bazı çok uzun zamandır kullanıyorum. Benefit, tam boyunu bana hediye etmeden önce kendim satın almıştım. Şu anda içinde 2-3 kullanımlık kaldı ve geçen hafta Sephora'dan yenisini alıp yedekledim bile. Burnumun kenarındaki, yanaklarımın merkezindeki açık gözenekleri küçülten, makyajımın yüzümde kalma süresini uzatan, yüzüme ağırlık yapmayan en sevdiğim baz bu. Sadece son dönemin değil, makyaja başladığım günden bugüne kadarki dilimin favori makyaj bazıdır kendisi.

MAC Face & Body fondoten için söyleyeceklerim ne yazık ki çok kısa olmayacak. Hazırsanız başlıyorum. Öncelikle bu ürün için detaylı bir inceleme videosu çekmek isterken Youtube'a ara verme kararım kötü oldu ancak ha bugün, ha yarın derken en geç önümüzdeki hafta içi detaylı yazısını yazacağımı düşünüyorum. Bu fondoten, üzerine uzun uzun konuşulmayı hakediyor.

Yine de kendi inceleme yazısına söyleyecek bir şeyler kalsın diyerek, birkaç cümleyle özetliyorum. Yapısı incecik, 10 üzerinden 3,5-4 kapatıcılık veriyor diyebilirim. Bitişi mat değil ama çok ıslak da değil. Örtücülüğünü kat kat uygulayarak arttırabiliyorsunuz ancak yine de 10 üzerinden 4'ü geçmiyor. Cildi, MAC'in tüm fondotenlerine allerjik reaksiyon gösteren biri olarak Face & Body'i ayrı bir kefeye koyuyorum. Bende iki rengi var; C1 ve C3. İkisi de sarı alt tonlu. Bronzlaştığım için bu iki rengi karıştırarak kullanmayı tercih ediyorum ancak rengim açılınca cildime uyum sağlayan, pembe alt tonlu N1 rengine döneceğim.

Çilleri, benleri vs kapatmıyor. Zaten kapatmasını da istemiyorum. Makyaj öyle bir şey ki; yaptıkça yüzünde bir şeyler değişiyor. Değişen şeyleri örtmek için daha çok makyaj yapıyorsun. Daha çok makyaj yaptıkça da tenindeki değişimler devam ediyor. Bu böyle bir döngü. Tenini maskelemeyi azalttığında, cildin sanki kendiliğinden temizleniyor. Makyaj yapmadıkça daha az makyaja ihtiyaç duyuyorsun. Sanırım biraz komplike bir şekilde açıkladım ancak tam olarak böyle düşünüyorum ve bu yaz tam da bunu tecrübe ettim. Şu sıralar çekmecemde 3 tane fondotenim var. Hepsini bitirip Face & Body ile yola devam etmek istiyorum. (Kendi dediğine kendi bile inanmadı. NARS Sheer Glow'u çok özledi ve YSL Touche Eclat'dan vazgeçemeyebilir.) Face & Body hakkında son bir cümle daha kurayım. Kendisini düzenli kullandığımdan beri en ince yapılı fondotenler bile ağır geliyor. İşte öyle seviyorum. 

Yaz boyunca kullandığım ve hala kullanmakta olduğum tek fondoten Face & Body'i uyguladığım tek fırça Real Techniques Buffing Brush. Bu yuvarlak uçlu sentetik fırça, genel olarak likit olan her ürünü yaymakta başarılı ancak bana göre fondotenle fırçanın iki insandan farkı yok. İkisinin birbirine uyması, anlaşması lazım. Yapıları tutmayınca olmuyor. Her fondoteni her fırçayla uygulayamıyorsun. Buffing Brush bu fondotenle mükemmel uyum içerisinde. Çok seviyorum. 




Pudralardan devam ediyorum. Yine yazısını şurada yazdığım, MAC Select Sheer Pressed pudramı (NW20 rengi) elimden düşürmüyorum. Makyajımı sabitlemek için kullandığım, beni un kurabiyesine çevirmeyen, yüzümde ağırlık yapmayan bir ürün kendisi. Bu fotoğrafta belli olmamış ancak sağ tarafında kocaman bir delik oluştu, dibini görmenin haklı gururu ve hüznünü bir arada yaşıyorum. 

Son zamanlarda severek kullandığım pudra/allık fırçam da Bobbi Brown Sheer Powder Brush. Onun da yazısını burada yazmıştım. 

Gelelim göz altı sabitlemeye. Önce bir hatırlayalım, kimler geldi, kimler geçti… Rimmel Stay Matte, MAC Prep + Prime transparan pudra, NARS Light Reflecting ışığı yansıtan pudra, Hourglass Dim Light, Hourglass Diffused Light… 

Göz altı morlukları konusunda çok hassasım, biliyorsunuz. Benim morluklarım tamamen kapanmalı, o kapatıcı ben silene kadar yerinden kıpırdamamalı. Aranan kapatıcı çok önceden bulundu (Kendisini az sonra aşağıda göreceksiniz.) ancak pudra konusunda 'işte budur!' diyemedim. En son Hourglass Diffused Light pudraya epey takıldım ancak gün ışığında göz altlarımın Twilight Edward gibi parıldadığını görünce kendisinden soğudum. Ben göz altı kapatıcımın çizgilere dolmasını engelleyecek, ağırlık yapmayacak, göz çevremi daha da kurutmayacak ancak ışıltı da içermeyecek bir ürün arıyorum. Hourglass şu ana kadar kullandıklarım arasında mükemmele en yakın olandı ancak kendisinden soğumamın bir diğer sebebi de çok tozutması oldu. Bence blog dünyasında fazlaca abartılan ürünlerden biri kendisi. Evet, güzel ancak mükemmel değil. Her neyse dönüyorum son zamanlarda göz altımı sabitlemek için kullandığım pudraya. Benefit Porefessional Agent Zero Shine'a. (*)

Bunun da incelemesini şurada yapmıştım. Kendisinin ahım şahım bir pudra olmadığını, bitince bir daha almayacağımı ancak işimi gördüğünü ve pratik olduğunu belirtmiştim. Arınma ve koleksiyon küçültme sebebiyle çoğu ürünü elimden çıkarınca kendisine muhtaç kaldım. İyi ki de öyle oldu çünkü bu sıradan pudra göz altlarımı tam da istediğim gibi sabitliyor. Bu pudrayı uyguladığım tek fırça da Sigma F35 Tapered Highlighter aydınlatıcı fırçası. Onun da incelemesini burada yapmıştım.




Renklerden devam ediyorum. Öncelikle Chanel Les Beiges pudradan bahsetmek istiyorum. Ben bu pudranın 40 numaralı rengini bronzer olarak kullanıyorum. Tamamen mat, yüzde çamur gibi durmayan, mis gibi kokan bir bronzer. Kapağını açar açmaz burnuma gelen kokusu bile kullanmaya yetecek bir sebep ancak daha uygun fiyatlı bir sürü bronzer bulabilirim diye düşünüyorum. Bunu bitirince çekmecemde kullanılmayı bekleyen Bourjois bronzerıma bir şans vereceğim. Olmadı Nars Laguna'ya dönüş yapacağım. Bu arada bronzerım değişse de bronzer uyguladığım tek bir fırçam var. O da daimi favorim MAC 187.

Chanel'in bronz pudrası güzel ama vazgeçilmez değil ancak krem allıkları ba-ğım-lı-lık ya-pı-yor! Her ikisinin de incelemesini ayrı ayrı yaptım ama yine de özetlemek isterim. Yağlı ciltlere bile uygun, yüzde kolayca ve homojen bir şekilde dağılan, mükemmel formülize edilmiş allıklar. Bendeki renkleri; Presage ve Inspiration. (Yazıları burada ve burada.) Teşekkürler Pınar! Sen ve o güzel blogun olmasa bu pırlantaları keşfedemezdik! <3

Yukarıdaki görselde en sağdaki ikili ise Farmasi Tender Blush No:9 (*) ve Elite Models #47 allık fırçası. Söz konusu allık olunca kendime şeftali tonlarını hiç yakıştırmıyorum. Kışın tenim beyazken o şeftaliler bende ya kahverengi ya da turuncumsu duruyor. Bu yüzden hep pembeleri tercih ediyorum ancak biraz bronzlaşınca da gözüm pembeleri görmüyor. İşte tam bu sebepten, yaz ortasında elime geçen Farmasi sepetinde en sevdiğim ürün bu allık oldu. Fiyatına göre pigmentasyonu iyi, çok güzel kokuyor, rengi çok güzel ve yanaklarımda çok kalıcı.

Fırçam ise zarif takipçim Cansu'nun bana yılbaşı hediyesiydi. Cansu İngiltere'de yaşıyor ve bana orada satılan, buradan ulaşmamın imkansız olduğu bir dolu ürün göndermişti. Bu fırça da onlardan biri. Bu fırçanın yanında Real Techniques'ler kese kağıdı gibi kalıyor, ne kadar yumuşak tüyleri olduğunu siz düşünün…




Sıra gözlerde. Bana fenalıklar geçirten Make Up For Ever far bazımı sonunda bitirebildim ve çekmecemin derinliklerinde, arkadaşım Gözde'nin bana aylar önce hediye ettiği Too Faced Shadow Insurance far bazını buldum. Yaklaşık 2 haftadır kullanıyorum. Yapısı incecik, göz kapaklarıma ağırlık yapmıyor, makyajımı yağlı gözlerimde 5-6 saat kadar sabit tutuyor. Biraz garip bir kokusu var ama şu ana kadar kullandığım hiç bir faz bazı çiçek kokmadığı için sorun değil. Keşke Too Faced ülkemizden çekilmeseydi.

Günlük makyajımda kendim oluşturduğum 4'lü MAC far paletimden vazgeçemiyorum. Renkler sırasıyla; Brule, Wedge, Omega ve Handwritten. Brule'yi tüm göz kapağıma uyguluyorum. Damarlı ve yorgun görünümü alıyor, gözlerimi aydınlatıyor. Wedge ile göz kapağımın katlanma yerini belirginleştiriyorum, Omega ile kaşlarımı dolduruyorum. Handwritten'ı ise açılı bir fırçayla alt ve üst kirpik diplerime eyeliner gibi geçiyorum. Gördüğünüz gibi Wedge hariç hepsinin dibini gördüm.

Aldığım günden beri elimden düşürmediğim Lorac Pro paletimi ise akşam çıkarkenki makyajlarımda kullanıyorum. Bu paleti ve ülkemizde olmayan bir çok ürünü instagram.com/kozmetikbutigim ve instagram.com/ludoshemakeup hesaplarından satın alabilirsiniz. Her iki hesaptan da alışveriş yaptım, ürünlerinin orjinal olduğunun garantisini verebilirim.






Hayatımın göz altı kapatıcısı beni bu yaz da yalnız bırakmadı. Tabii ki MAC Pro Longwear. Bende 3 rengi var, ten rengime göre karıştırarak ya da tek başına kullanıyorum. Soldan sağa sırasıyla; NW15, NW20, NW25. İncelemesini çok önceden yapmıştım ama hemen özet geçeyim. Çizgilere dolmayan, tam örtücü, siz silene kadar çıkmayan, göz çevresini birazcık kurutan mükemmel bir kapatıcı.

Yaz aylarında imza makyajım olan siyah göz çerçevesinden uzaklaşıyor, kahverengileri tercih ediyorum. Bu yüzden son birkaç aydır severek kullandığım iki göz kalemim de kahverengi. İlki Max Factor Excess Intensity Brown, diğeri de içerisinde minik ışıltılar olan Rimmel London Scandal Eyes Brown




Ne yazık ki son zamanlarda severek kullandığım bir maskara olmadı. Çekmecemde açılmayı bekleyen birkaç maskara var ancak içimden bir ses, yine dönüp dolaşıp Maybelline The Falsies Black Drama'yı 87869. kez satın alacağım diyor.




Maskara konusunda bir favorim olmadı ama alt kirpik maskarası kategorisinde minik bir konuğum var. Kendisini daha önceki videolarımdan hatırlıyorsunuzdur. Kendisinden yaklaşık 5-6 tüp bitirdim. Yalnızca ılık suyla çıkan, siz silene kadar asla akmayani dökülmeyen bir formülü, minicik de bir fırçası var. Tabii ki Clinique Bottom Lash Mascara.

Ben şu ana kadar hep siyah rengini kullanmıştım ancak geçen ay ilk kez kahverengisini satın aldım. Alt kirpiklere maskara uygulamak her ne kadar göz makyajını tamamlayıcı bir adım olsa da bazen bakışları aşağı çekip sizi yorgun gösterebiliyor. Özellikle alt kısma uyguladığınız maskara siyahsa bu daha da belirgin oluyor. Ben de bu durumu biraz daha yumuşatmak ve alt kirpiklerimi belirginleştirirken doğallığı korumak adına bu kez 02 Brown/Black rengini aldım. Şaka şaka, siyahı haftalarca stokta yoktu, ben de mecburen bunu aldım ama iyi ki almışım. Bundan sonra alt kirpikler hep koyu kahve. 








Dudaklarda tek favorim bu çift oldu. Son 2 aydır başka hiç bir ruj sürmüyorum desem yeridir. Arada canım pembeler çekince Pink Plaid ve Faux'a yöneliyorum ama haftanın 5 günü dudaklarımda yukarıda gördüğünüz MAC Boldly Bare & Kinda Sexy ikilisi var.




Son zamanlarda severek kullandığım dört oje; Dior Massai (yazısı burada), hayatımın ojesi Essie Fiji (Senelerdir göz bebeğim olmasına, Instagram'da 5089070 kez paylaşmama rağmen hala blogda yazısının olmadığını şimdi farkettim.), tam bir sonbahar ojesi olan Flormar Supershine 10 ve yazısını şurada yazdığım Chanel Taboo.




Son iki favorim de makyajla alakası olmayan ürünlerden oluşuyor. İlki The Body Shop'un Argan'lı yeni serisinden hem saça, hem de vücuda kullanılabilen katı argan yağı. (*) Saç bakımına karşı ne ilgim ne de bilgim yoktur. Son birkaç aydır saç kremi bile kullanmıyorum. The Body Shop bu ürünü göndermeseydi, son bir kaç senedir methini duyduğum argan yağıyla tanışasım da yoktu. Saçlarımın uçlarındaki balyajlar denizden ve havuzdan daha da açılınca uçların biraz kuruduğunu hissettim. Elime de böyle bir ürün geçmişken banyodan sonra kullanmaya başladım. Parmaklarımla saç uçlarıma dağıttığım, mis gibi kokan bu ürün, kuruyan saç uçlarıma nem veriyor. Bitince üşengeçliğimden büyük ihtimalle satın almam ama şimdilik keyifle kullanıyorum.

Son ürün ise hayat kurtarıcım, Sally Hansen kütikül temizleyici. Bu ürünü tırnak diplerime sürüyorum, 1 dakika bekliyorum. Daha sonra pamuklu çubukla ölü etlerimi temizliyorum. Bu solüsyonun yumuşattığı ölü derileri ister ittirebilir, isterseniz kesebilirsiniz. Evde manikür yapmak şimdilik çok keyifli geliyor. 

İşte benim son zamanlardaki favorilerim bu şekildeydi. Blog hayatımın en uzun yazısı olmakla birlikte çok içime sinen bir paylaşım oldu çünkü severek kullandığım ürünler epey birikmişti. Umarım sıkılmadan sonuna kadar okumuşsunuzdur. Şimdi ben de sizin favorilerinizi duymak için sabırsızlanıyorum. Sevgiler! <3





11 Eylül 2014 Perşembe

İlk İzlenim: FLORMAR Kaş Ürünleri



Günaydın! Bugün sizlere, geçen hafta elime geçen Flormar paketinden çıkan kaş ürünlerini tanıtacağım. İlk izlenim videolarını çekmeyi çok seviyordum ancak bildiğiniz gibi bir süreliğine video çekmeyeceğim için bu kez yazı şeklinde sizlere aktarmak istedim. Başlamadan önce, nihayet uygun fiyatlı kaş ürünleri piyasaya sürüldüğü için mutlu olduğumu belirtmeliyim.

3 farklı kaş ürününü de toplamda 2 kez kullandım ve ilk izlenimlerimi sizlere açmaya hazırım. Ürünler sırasıyla; Eyebrow Primer (kaş bazı), Eyebrow Liner (kaş linerı) ve Eyebrow Fixator Mascara (kaş sabitleyici maskara).




Kaşları sonraki işlemlere hazırlamak için kaş bazıyla başlayalım. Bu stik, vazelin kıvamında, kalem formda bir ürün. Vazelin kıvamında dedim ya, dolayısıyla kaşları yapıştırıyor. Bir kaş fırçasıyla tarayarak istediğiniz şekli veriyorsunuz ancak ben kaşlarımda bıraktığı hissi hiç sevmedim. 




Kaşlarımın uygulama öncesi hali.




Kaş bazı sürdükten sonraki hali. Zaten düşük olan kaşlarımı iyice yapıştırdı ve bakışlarımı aşağı çekti. Fırçayla şekil vermeye çalışınca jölelemişim gibi tuhaf bir görüntü ortaya çıktı. Sonuç: İşe yaramaz bir ürün olduğunu düşünüyorum.









İkinci sırada kaş linerı var. Tıpkı keçe uçlu eyelinerlar gibi, sivri ucu sayesinde kaşlarınıza minik darbelerle uyguluyor, doğal kaşa en yakın tüy görünümünü elde ediyorsunuz. Bu ürünü çok sevdim. Gün boyunca akmadı, dağılmadı. Günün sonunda pamuk ve makyaj temizleyiciyle kolayca çıktı. Bu ürünle ilgili sevmediğim tek şey rengi oldu. Flormar bana 3 numaralı rengini göndermiş. 3 numaralı renk; içinde epey kızıllık olan orta bir kahve. Benim kaş rengim küllü kumral olduğu için, kalemin içindeki kızıllık epey komik durdu. Açık küllü bir rengi varsa satın alacağım. Sonuç: Kaşlarını senelerdir farla dolduran biri olarak bu ürüne bayıldım. Sadece renk konusu sıkıntı olmasın diye denemeden almayın.




Geldik son ürüne, kaş sabitleyici şeffaf maskaraya. Bu ürünün çok hoş bir kokusu var, hoş ve hafif, kaşı gözü irrite etmeyen cinsten. Fırçası, alıştığımız kaş maskaralarına göre çok küçük, seyrek plastik tüylere sahip. Kaşlarımın çok düşük olduğunu ve yazısını şurada yazdığım MAC şeffaf kaş jelinden başka hiç bir ürünün beni tatmin etmediğini hatırlatmak isterim. Nitekim Flormar'ın bu ürünü de benim acıların çocuğu Emrah kaşlarımda pek bir işe yaramadı. Kaşlarımı yapıştırarak daha da aşağı çekti. Yapısı fazla ıslak olduğu ve sabitlenmediği için kaşlarımı hemen temizleme isteği uyandırdı. Sonuç: Kaşlarımı daha da aşağıya çekti ve hiç kurumadı, sabitlenmedi. Beğenmedim.




İşte böyle. Özet geçmek gerekirse, yalnızca kaş linerını sevdim. Rengi uysa her gün kullanırdım. Altına bazı, üstüne kaş maskarasını sürmeden çok daha başarılı. Ne düşünüyorsunuz? Flormar kaş ürünlerine bir şans verecek misiniz? Sevgiler!


*Ürünler Flormar Türkiye tarafından deneyimlemem için gönderilmiştir.

**Yukarıdaki görseldeki görüntü kirliliği için üzgünüm ancak göz altlarımdaki kızarıklıklar ve kabartılardan da anlayabileceğiniz gibi son dönemde alerjilerle boğuşuyorum. Sevgiler! <3






5 Eylül 2014 Cuma

H&M Lip Tint (Deep Red ve Hot Pink)



Günaydın! Bugün sizlere, beni Instagram'dan takip eden çok zarif bir takipçimin hediyesi olan H&M Lip Tint'leri tanıtacağım. Tüpte gelen bu dudak renklendiricilerin bendeki tonları; tam bir kan kırmızısı olan Deep Red ve şeker pembesi Hot Pink.

Her bir tüp 12,5 gram ürün içeriyor. Tek katta tam örtücü ve opak bir görünüm elde edebiliyorsunuz. Tabii ki şu meşhur kalıbı kullanmadan olmaz: 'Çok pigmentliler.' Ben dudaklarım ince olduğu için dudak kalemiyle dudaklarımı çerçeveliyor daha sonra bu likit rujları Real Techniques Detailer Brush yardımıyla uyguluyorum.

Yapılarını ne kadar övsem az. Tek katta örtecek kadar başarılı olmaları, kolay uygulanmaları, asla yapış yapış olmamaları, oraya buraya bulaşmamaları, çizgilere dolmamaları ve en önemlisi; yemeye içmeye rağmen çok ama çok kalıcı olmaları. Şu ana kadar denediğim en kalıcı dudak ürünleri desem yeridir herhalde.

Düşünüyorum, düşünüyorum ama bu ürünler hakkında olumsuz tek bir şey bulamıyorum. Dolayısıyla sizi fotoğraflarla başbaşa bırakıyorum. Unutmadan, satış fiyatlarının 9 TL civarı olduğunu düşünüyorum. Tabii ki H&M mağazalarında bulabilirsiniz. Mutlu günler. <3






Twitter: urfacemycanvas8



29 Ağustos 2014 Cuma

Chanel 583 Taboo Oje



Günaydın! Günün yazısı Chanel Taboo üzerine olacak. Uzun zaman sonra ilk defa bir ojeye 'hasta oldum' diyebilirim. Rengin güzelliği, Chanel'in kolay sürümü ve yağ gibi yapısıyla birleşince mükemmel oje ortaya çıkıyor.






Fotoğraflar her şeyi anlattığı için ben pek bir şey eklemeyeceğim. Tek söyleyeceğim top coat olmadan da 3 gün kalıcı olduğu. Tatile Taboo'yu sürerek gittim ve denizden çıkmamama rağmen 4 gün boyunca soyulmadı, bozulmadı. 








Oje sepetimdeki en eşsiz renk olan Taboo galaksiyi andırıyor. Şimdi sözü, bu ojeyi daha önce inceleyen, çok güvendiğim birkaç bloggera bırakıyorum. Linkler aşağıda. Sizin en farklı ojeniz hangisi?




*Sephora, Harvey Nichols ve Chanel standı olan her yerden 81 TL'ye satın alabilirsiniz.



28 Ağustos 2014 Perşembe

Memnun Kalmadığım Ürünler! || Products I Regret Buying!



Günaydın! Tatil bitti, ben döndüm. Hiç vakit kaybetmeden memnun kalmadığım ürünleri sizlerle paylaşmak için bu yazıyı yazıyorum. Daha önceden bu tarz videolar çekmiştim ancak artık bloga ağırlık vermek istediğim için bu kez yazı şeklinde paylaşıyorum.






İlk hayal kırıklığım, ürünlerinin gereksiz abartıldığını (burada argo kullanacağım; şişirildiğini) düşündüğüm Kiehl's markasına ait. Bu markadan denediğim ve bayıldığım tek ürün Avokadolu Göz Kremi'dir. Daha yoğun nem verenini bulana kadar da değiştirmeyeceğim. Gelelim bir alışverişim sırasında hediye edilen bu seyahat boyu ürüne. 

Cilt mükemmelleştirici bu bazın anlık ve uzun vadeli gözenek küçültücü etkisi var. Kokusu keskin değil ve Benefit Porefessional kadar (yazısı burada) buram buram silikon hissi vermiyor ancak gel gelelim ki anlaşamadık çünkü kendisi bana alerji yaptı. İçeriğindeki hangi madde cildime dokundu anlayamadım ancak yüzüm kabardı ve uyguladığım bölgelerde sivilce yaptı. Zaten gözenek konusunda da Porefessional kadar başarılı değil. Beyaz önlüklü, güleryüzlü, ilgili çalışanların ve labarotuvar havasındaki havalı mağazalarına rağmen yine bizimle değilsin Kiehl's.




Rimmel London'ın en sevdiğim uygun fiyatlı ürün markası olduğunu fırsat oldukça belirtiyorum. Hele Scandal Eyes serisinin ten rengi göz kalemine olan hayranlığım asla bitmiyor, bitmeyecek. Nude rengini ne kadar sevdiysem Black renginden o kadar hoşlanmadım. Kalem yine kremsi, yumuşacık ve göze zarar vermeden uygulanıyor. Çoğu uygun fiyatlı kaleme göre epey siyah ancak gözümün içine uyguladıktan 10 dakika sonra yanlardan toparlanmaya başlıyor ve sağ sol bomboş, gözümün ortasından akmaya başlamış siyah bir görüntü oluyor. Dolayısıyla açık ara en sevdiğim uygun fiyatlı siyah göz kalemleri; Avon Supershock ve Rimmel London Exaggerate Eyes asansörlü göz kalemi oluyor. Bu arada bu kadar övmüşken yukarıdaki kalemin ten rengi hakkındaki görüşlerimi okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.




Geçtiğimiz haftalarda bana bir sepet dolusu ürün gönderen Farmasi'den sevmediğim birkaç ürünü seçtim bile ancak aralarından bir tanesi var ki oluru yok, anlaşamayız. Ojelerinin rengi çok güzel, şişelerinin biçimi de fırçaları da Golden Rose'un son serisini andırıyor ancak o ne kokudur yarabbi! Bir oje 404 uhu kokar mı? Kokarmış. Başımın ağrısı gözüme vurdu. Sürmesi, silmesi kolay ama uygulayana kadar kokusunun keskinliğinden burnumun direği kırıldı.




Make Up For Ever gibi başarılı bir markanın far bazını sevmeyeceğim aklımın ucundan geçmezdi ama hayatta her şey mümkün. Bu ürün üzerine uzun uzun yazmayacağım çünkü inceleme yazısını daha önce şurada paylaşmıştım. Yazıyı okumak istemeyenler için özet geçmem gerekirse; sünger aplikatör ve tüpün ucundaki dar ağız kısmı çok kullanışsız. Yapısı çok katı ve göz kapaklarıma ağırlık yapıyor. Bir far bazının çizgilere dolması da ayrı komedi. 




Gelelim son (şimdilik) hayal kırıklığıma. Zaten L'oreal Miss Manga'nın siyah rengini bulabilen cennetlik. Her yerde turkuazı var. Neyse buldum da sevemedim. O kadar övüldü ki 'kesin vardır bir hikmeti' dedim. Sonra ne mi oldu?

Her maskara açıldığında ıslaktır, hatta yapış yapıştır ama bu bir süre sonra, ambalajı açıp kapadıkça ve uyguladıkça azalır. Ürün yavaş yavaş kurur. Miss Manga'nın kurumakla işi yok. Aldığım ilk günden beri ıslak. Sürerken oraya buraya bulaşıyor. Bu sorunu bir iki pamuklu çubukla halledebilirim ama ya o her yeri ayrı oynayan fırçası? Üzgünüm, bu fırça esnek değil, bildiğiniz orası burası ayrı oynayan bir şey. Aşağıdaki fotoğrafta bunu mümkün olduğunca göstermeye çalıştım.




Sürekli kıpırdayan bir fırçayla uygulama yapmak tahmin ettiğinizden daha zor. Üstelik iddia ettiği hacimli kirpikleri de vermiyor. Şu yazıyı yazarken kendimden soğudum valla. Ne kadar negatif cümleler kurdum, değil mi? O zaman bu maskaranın olumlu yanlarını da söyleyip gideyim.




Fırçası çok hoşuma gidiyor. Kirpiklerimi uzatıyor ve simsiyah yapıyor. Daha da güzeli; akmıyor. Alt kirpik maskarası yapmayı düşündüğüm maskarayı annem tuhaf bir şekilde çok beğendi. (Yüksek ihtimalle hiç akmadığı için.) Kendisi keyifle kullanıyor. 

İşte böyle. Siz bu ürünleri denediniz mi? Deneyip de memnun kaldınız mı? Yoksa tuhaflık bende mi? Yazmayı çok özlemişim yahu. Biraz daha durursam gidemeyeceğim. Herkese kucak dolusu sevgiler!


Twitter: urfacemycanvas8



18 Ağustos 2014 Pazartesi

Watson's Alışverişim



Günaydın! Uzun bir aradan sonra bloguma geri dönmenin tatlı huzurunu yaşıyorum. Tatilde olduğum için her gün yazı yayınladığım eski düzenime dönmeyeceğim ancak sık sık yazı yayınlamayı hedefliyorum. 

Alışveriş detaylarına inmeden önce ufak bir duyuru yapmak istiyorum. Aslında geçen hafta hem Instagram, hem de Twitter üzerinden bu konuya açıklık getirmiştim ancak bir de blogdan duyurmak istedim. Artık eskisi kadar sık video çekmeyeceğim. Çeksem de makyaj ağırlıklı olmayacak. Tek göz makyajları, pratik tarifler ve manikür üzerine minik klipler planlıyorum. Blogdan ürün incelemelerine ve makyajlara tam gaz devam. Bunun yanında mekan incelemeleri ve seyahat yazıları da ekleyeceğim. Şimdi geliyorum Akasya AVM Watson's alışverişime.

Siz bu yazıyı okurken ben Bodrum uçağında olacağım ve tatil öncesi klasik bavul içi alışverişlerimiz için Akasya'ya gitmişken Watsons'a uğramadan edemedim. Valizimin eksiklerini fotoğraflamadım ancak kendim için aldığım birkaç parçayı dün akşam yapay ışıkla hemen fotoğrafladım.




Aldıklarımın toplu görünümü bu şekilde. Şimdi her birine daha yakından bakalım. 




Bu ara ojelere sarmış durumdayım. Bu alışverişte seçtiklerim sırasıyla; 

1) Rimmel London Salon PRO 237 Soul Session. 

2) NYC Quick Dry 264 Lincoln Square Lavender.

3) Pastel Nude 753 Cream.




Max Factor Max Effect Mono Eye Shadow Golden Bronze, tatilde yanıma tekli, bronz tonlarda bir far almak istediğim anda hızır gibi yetişti. Yapısı çok kremsi, epey pigmentli. Tozutma da yapmıyor. 

L'oreal Voluminous Extra Black, uzun zamandır denemek istediğim bir maskaraydı. Umarım akma yapmaz.

Baby Lips Peach Kiss, Baby Lips'e bir şans daha vermek için alındı. Gerçekten Pink Punch renginden 10 kat fazla nem veriyor ancak rengini yine beğenmedim.










… ve Watsons'ın diş ipleri, gözlük temizleme mendilleri, her zaman kullandığım Nivea Roll-On, Colgate Plax mentollü ağız çalkalama suyunun seyahat boyu ve Solingen cımbız.


Siz son zamanlarda neler aldınız? :)