Choose Your Language!

17 Kasım 2014 Pazartesi

Haftasonu Vlogu #1


12 Kasım 2014 Çarşamba

Clinique Smart Serum || Gerçekten Akıllı Mı?



Haftanın ortasından, en sevdiğim günden günaydınlar! Bugün sizlere, yaklaşık 2 aydır kullandığım Clinique Akıllı Serum'dan bahsedeceğim. Öncelikle bu seruma neden akıllı dendiğiyle başlamak isterim. 




Ürün, cildin problemli kısmı neyse, sorunlu bölgesi neresiyse onu tamir etmeyi vaat ediyor. Bu yüzden ürüne akıllı serum deniyor. 




Tüm cilt tiplerine uygun fondotenlerin gerçekten 'tüm' cilt tiplerine uyduğuna inanmadığım gibi, bu tarz 'sorun neyse çözer' serumlarından da, kremlerinden de mucizeler yaratmalarını beklemiyorum açıkçası. Clinique Smart Serum da kuru, çok kuru, hassas, karma, yağlı, akneli tüm ciltlere uygun olarak geçiyor ancak ben birkaç aydır her gün kullanan biri olarak çok kuru ve çok yağlı ciltlerin kendisiyle iyi anlaşabileceğine inanmıyorum.




Akıllı Serum, Clinique'in her ürünü gibi alerji testinden geçmiş bir ürün. Üzerinde yazılanlara bakılırsa; sabah ve akşam nemlendiriciden önce düzenli olarak uygulandığında, ciltteki renk eşitsizliklerini, kırışıklıkları ve onarım gereken her bölgeyi gözle görülür bir biçimde düzenleyen bu serum parfüm de içermiyor.




Gösterişten uzak gri şişesinin makyaj masamdaki duruşunu seviyorum. Bu arada bendeki şişenin 30 ML olduğunu da eklemeliyim. Ürünün bir de 50 ML'lik şişesi var.



Gelelim seruma ve bendeki etkisine. 1,5 pompayı yaklaşık 2 aydır sabah ve akşam temizlenmiş cildime nemlendiriciden önce uyguluyorum. Parfüm, çiçek ya da meyve kokmayan değişik kokusunu seviyorum. Zaten çok keskin kokmuyor, hassasiyet yaratmıyor. 

Ellerimle yüzüme yaydığım serumun cildime nüfuz etmesini bekliyor, daha sonra nemlendiricimi uyguluyorum. Cildimi adeta bir makyaj bazı gibi pürüzsüzleştirdiğini ve makyaj için daha net bir zemin oluşturduğunu hissediyorum. 

Cildimde leke, akne ya da eskisi gibi kuruluk şeklinde spesifik bir sorun olmadığı için ben bu seruma uygun, ideal bir denek miyim, onu da bilmiyorum ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, birkaç ay önce fazla nemlendirmeden ve yağlı ürün kullanmamdan ötürü yağ dengesi bozulan T bölgemi kontrol altına aldı. Kurumaya başlayan yanaklarımı da eski nem dengesine kavuşturdu. #buserumgalibagerçektenakıllı

Gel gelelim şöyle bir durum da var; burnumun çevresine yapışıp kalan kırmızı lekelere hiç etkisi olmadı. Ya da mimik çizgilerimde gözle görülür bir kırışıklık azalması gözlemlemedim. Dolayısıyla bu serum benim için cildimi makyaja hazırlayan, pürüzsüzleştiren ve yumuşatan, T bölgemdeki yağı kontrol altına alan bir makyaj bazından farklı bir şey yapmadı. #buserumokadardaakıllıdeğilmiş

Konu cilt bakımı ve serum olunca cilt neye açsa onu doyurmalı diye düşünüyorum. Örneğin geçen yıla kadar cildim kuruluktan çatlayan, her şeye reaksiyon gösteren bir ciltti ve ben uzun süre Rexaline'in %70 nem vaat eden serumunu kullanmıştım. (Rexaline Sephora'larda satılıyor.) Gerçekten cildimi neme doyurmuştu. 

Toparlarsak, ben bu serumu belli bir problemi (aşırı yağlanma, akne, lekeler, kuruluk vs.) olan ciltlere değil ancak benim şu anki halim gibi, çok rahatsız edici bir sorunu olmayan, 'cilt bakım rutinime bir serum da oturtayım' diyen ve cildindeki nem-yağ dengesini sağlayıp yüzünü makyaja hazırlamak isteyenlere tavsiye edebilirim. 

Peki ben bitince bir daha alır mıyım? Fiyatını görmeden önce sorsaydınız, cevabım evet olurdu çünkü yüzümde bir şeyler yaptığını, en azından yağı dengeleyip pürüzsüzleştirdiğini görebiliyorum ancak fiyatını az önce bu blog yazısının sonuna yazmak için bulduğumda cevabımı 'hayır' olarak değiştirmeye karar verdim. Cildimin şu anki halini koruyabilirsem zaten bir seruma ihtiyacım olmaz. Kurursa tekrar Rexaline'e yönelirim. Olmadı şu meşhur Estee Lauder Advanced Night Repair'i denerim. :) 

Ürünü Boyner, Sevil, Sephora, clinique.com.tr ve Clinique standı olan her yerden satın alabilirsiniz. 30 ML satış fiyatı 225 TL. Fiyatı 100 Lira olsa yine alırdım ama maalesef, 225 Lira'yı hakedecek bir serum olduğunu düşünmüyorum. Sırada beklentilerimin çok yüksek olduğu Estee Lauder Advanced Night Repair var. Sevgiler!

*Ürün Clinique Türkiye tarafından deneyimleyip yorumlamam için gönderilmiştir. Teşekkürler Clinique!






10 Kasım 2014 Pazartesi

Dior Nuit 1947 Oje



Günaydın! Bugünün yazısı yine bir 'siyaha çalan bordo' üzerine olacak. Annemle babamın seyahat dönüşü hediyelerinden biriydi Nuit 1947, uzun zamandır aklımdaydı. Şurada yazdığım yazıdan da anlayabileceğiniz gibi, Dior ojelerin formülünü çok sevdim. Bu ojeden de aynı performansı bekledim ancak yapısı sebebiyle hayal kırıklığına uğradım...




Yapısı diğer Dior ojelerime göre epey yoğun. Sürümü gerçekten zor. Yine hızlı kuruyor ve tırnaklarımda top coat desteği olmadan 2 gün, destekle 3-4 gün kadar kalıcı oluyor ancak sürümü çok zor olduğundan elimin çok sık gideceğini düşünmüyorum. Diğer 2 ojemde böyle bir sorunla karşılaşmamışken neden böyle olduğunu çözemedim. Şansıma oje bozuk çıktı sanırım.

Ojenin farklı ışıklarda çekilmiş iki fotoğrafıyla birlikte yazıyı sonlandırıyorum. Renk gerçekten çok güzel, acı bir bordo ancak Flormar 323'ü 3 kat sürünce de aynı rengi elde edebiliyorum. Bu yüzden bu oje benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. İşte böyle. Sevgiler. <3

*Görsellerde ojenin 2 kat uygulanmış halini görüyorsunuz.






*Atatürk'ü saygı ve özlemle anıyoruz. 1881 -  



7 Kasım 2014 Cuma

Rimmel London Lash Accelerator Maskara



Günaydın! Cuma gününün yazısı son zamanlarda severek kullandığım maskaram üzerine olsun dedim ve karşınızda, son 1 aydır her gün kullandığım Rimmel London Lash Accelerator. 




Uygun fiyatlı maskaralar beni her zaman memnun etmiş, pahalı ürünlere göre beklentilerimi daha iyi karşılamıştır. Özellikle Maybelline ve Rimmel London'ın hangi maskarasını denediysem memnun kalmış olduğumdan sıra Lash Accelerator'a gelmişti. Birkaç ay önce Watsons'tayken bir tane kaptım. Kullanmaya başladığımda yapısı ıslaktı ama buna rağmen benim makyaj tutmayan gözlerimden akmadığı için çok sevmiştim. Bugün tam 1 aydır kullanıyorum, zerre kurumadı, topaklanma, dökülme yapmadı ve hala akmıyor. Kıvırdığım kirpiklerimi tüm gün kıvrık tutuyor, biraz sertleştirse de kalıcılığı hoşuma gidiyor. 






Fırçası ince uzun ve sık tüylü. Kirpiklerime çok az hacim, bol tarama ve uzunluk veriyor. Yeterince siyah ve Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu ile kolayca çıkıyor. Günlük maskaram olarak keyifle kullanıyorum. Çoğu vlogger bunu alt kirpiklerine bile sürüyor ama ben denediğimde akma yaptı ve biliyorsunuz rakun gibi gezmeye hiç tahammülüm yok. Bu yüzden üst kirpiklerime kullanmaya devam. Sizin son zamanlarda kullandığınız günlük maskara hangisi? Sevgiler! <3


*Satış fiyatı yanılmıyorsam 14 TL civarı ve tabii ki Watsons'lardan alabilirsiniz.



6 Kasım 2014 Perşembe

Soleil Tan De Chanel Bronzlaştırıcı Makyaj Bazı



Günaydın! Bugün sizlere Youtube ve blog camiasının şüphesiz en çok konuşulan, kullanılan ve övülen ürünlerinden birini tanıtacağım. Bronzlaştırıcı makyaj bazı, krem bronzer, köpük bronzer… Nasıl adlandırırsanız adlandırın. İşte karşınızda ta kendisi.




Yurtdışında ne kadar yere göğe sığdırılamıyorsa, Türkiye'de o kadar görmezden gelinen ürünlerden biri bence. Öyle ki, Sephora'da Chanel standında en alt köşeye ufacık testerı konmuş. Dikkat çekmiyor. Ürünün kendisini görmek isteyince, görevli alakasız bir çekmeceden çıkarıp veriyor. Instagram'da ben ve arkadaşlarım bu ürünün ülkemizde de satıldığını duyurunca insanlar şaşırıyor. Neyse, en son geçen hafta Capitol AVM'de yine 1-2 tane gördüm ancak makyaj artisti, bunun sezonluk bir ürün olduğunu ve bir dahaki yaza kadar stoklarına gelmeyeceğini söyledi. Alacaklar varsa acele etsin derim.




Dönüyorum Soleil Tan'e. Paketi klasik, sade ama göz alıcı Chanel paketlemesi. 




Ürün 30 gram ve açıldıktan sonra kullanım süresi 18 ay.




Kapağı açınca karşımıza plastik bir koruma çıkıyor. Bu da ürünün hem kirlenmesini, hem de kurumasını engelliyor.




Bronzer inanılmaz iştah açıcı görünüyor. Tahmin ettiğiniz gibi ürün fotoğraflarını ilk aldığımda, kullanmadan önce çektim. İlk birkaç gün izledim, kokladım ve kaşıklayıp yememek için kendimi zor tuttum. Yanına da iki muz dilimi, of of. <3




Bronzer katı bir köpük formunda. Hem makyaj altına, yüzün daha bronz ve sıcak durması istenilen bölgelere, hem de fondoten üstüne normal bronzer gibi uygulanabiliyor. Doğal duruşlu kontür yapmak için de ideal. Kokusu da kapağı açar açmaz gelmeye başlıyor. Chanel'in pudraları ve fondotenlerindeki o hafif gül/çiçek kokusu bu üründe de hakim.




Ben bu ürünü Real Techniques Buffing Brush'la, fondoten üstüne uygulamayı tercih ediyorum. Sentetik tüyler ürünü yutmuyor, fırça darbesi bırakmadan homojen bir şekilde uyguluyor.

Fondotenimden hemen sonra elmacık kemiklerim, şakaklarım, burnum ve çeneme azıcık uyguluyorum ve sanki tatilden yeni dönmüşüm gibi bronz ve sağlıklı bir görünüme kavuşuyorum ancak uyarmalıyım, ürün az az kullanılmalı çünkü epey koyu bir turuncu. 




Unutmadan, bronzerın içinde sim denmeyecek kadar küçük, minicik ışıltılar var. 




Şimdilerde yüzümü ısıtmak için severek kullandığım bu ürünü, annem bir yurtdışı seyahati sırasında aldı ancak dediğim gibi Chanel standlarında bulabilirsiniz. Olmazsa olmaz değil ama birkaç ay kullanıp bir blog satışında elimden çıkarttığım Bourjois köpük bronzera göre çok daha kalıcı ve onun gibi yapış yapış değil. Son olarak ülkemizdeki satış fiyatının yaklaşık 120 Lira olduğunu hatırlatıyor, herkese mutlu günler diliyorum. <3



5 Kasım 2014 Çarşamba

Wet N Wild - Just Peachy



Günaydın! Bugün sizlere yeni favori rujumu tanıtacağım. Öncesinde Wet N Wild'la tanışma ve bu rujla kavuşma hikayemden bahsetmek isterim. 

Wet N Wild henüz ülkemize gelmeden, zarif arkadaşım Aslı sayesinde Think Pink isimli rujunu deneme şansım olmuştu. Başka bir arkadaşım Think Pink'e el koydu ve tam 1 hafta sonra Gratis Wet N Wild'ın ülkemize geleceğini duyurdu. Bir geldi, pir geldi. Uygun fiyatlı ve fiyatına göre başarılı ürünleri olunca raflar çabucak boşaldı. Bloglarda far paletleri, rujlar, ojeler havada uçuştu. Bense markayı her zamanki gibi geç kavradım ve son indirimde attım kendimi Gratis'e. 

Bir indirim düşünün. Yere düşen bir paket pamuk için kıyametlerin koptuğu, rafta kalan son Brule far için izdihamın çıktığı bir indirim… Elbette Gosh gibi Wet N Wild rafının da dolu olmasını beklemiyordum ancak ilk günden yağmalanmasına da şaşırdım. Neyse ki birkaç parça bir şey alabildim. Just Peachy ruj da aldıklarımdan biri.




Öncelikle ambalajdan başlamak isterim. Gerçekten çok ama çok kullanışsız. Şeffaf kapak asla tam oturmuyor, otursa da rujun gövde kısmı sallanıyor. Ruju açıp kapadıkça ürün şeffaf kapağa bulaşıyor. 




Wet N Wild'ın bu ruj serisinin yapısı epey kuru ancak mat rujların duruşunu ve kalıcılığını benim kadar seviyorsanız bu sizi pek rahatsız etmeyecektir. Yine de arzu ederseniz altına bir dudak nemlendiricisi uygulayarak sürümü kolaylaştırabilirsiniz.




Mat rujlar genel anlamda zaten kalıcıdır ancak Just Peachy, dün sabah 8:30 civarında uygulamama, tonla şey yiyip içmeme rağmen 15:00'e kadar hala taptaze göründüğü ve sonrasında da tazeleme gerektirmediği için (ben yine de sürdüm ama o haliyle de güzel görünüyordu) beni kendine hayran bıraktı.

Renk gördüğünüz gibi çok güzel, her tene uyumlu. MAC Kinda Sexy'e çok benzetilse, hatta 'dupe' yani muadil gösterilse de bence tıpatıp aynı değiller. Evet ikisi de mat ve ikisi de şeftali ancak Just Peachy'nin sürümü daha kolay, kalıcılığı daha başarılı ve rengi biraz daha pembemsi/somonumsu. Kafanızda soru işareti kalmaması açısından iki rujun karşılaştırmasını da aşağıya bırakıyorum. Ne düşünüyorsunuz? Sizce de herkese yakışmaz mı? Mutlu haftalar. <3




*Wet N Wild ürünlerini Gratis mağazalarından satın alabilirsiniz.

*Ürünün normal fiyatı 9 TL ancak ben %50 indirimle 4,5 TL'ye aldım.


Twitter: urfacemycanvas8




3 Kasım 2014 Pazartesi

Note Sandy Pink Allık



Günaydın! Bugün sizlere uzun zamandır severek kullandığım bir allığı tanıtacağım. Söz konusu allık olunca kendime bir tek pembeleri yakıştırıyorum, biliyorsunuz. Şu anda dibini görmek üzere olduğum MAC Pink Swoon (üretimi durduruldu, bulursanız düşünmeden alın) ve adeta yediğim Chanel Inspiration varken başka allıklara dönüp bakmıyorum bile ancak birkaç ay önce elime geçen NOTE Cosmetics paketini kurcalarken, 'bu allığı da sevebilirim' diye düşündüm çünkü kokusu ve dokusu ipek gibi, yumuşacık. 




Bana gönderilen ürün maalesef hatalı. Kapağını babam bile zor açıyor. Bu sebepten her gün kullandığım haftalarda kapağını hafif aralık bırakıyorum. Bunun dışında allığın alt kısmından bir fırça çıkıyor. Çoğu allıkla birlikte gelen ve genelde iş görmeyen fırçalardan biri. 

Ürünün inanılmaz güzel bir kokusu var ve uygulama esnasında ve sonrasında hassas cildimi rahatsız etmiyor. Rengi ise göründüğü kadar toz pembe değil, daha çok kahvemsi bir pembe. Uygulaması kolay, pigmentasyonu fiyatına göre gayet iyi.




Benim yüzümde, fondoten üstünde 1-2 saat kadar kalıcı oldu. Diğer allıklarıma göre epey çabuk uçuyor, bu yüzden altına krem allık sürerek kalıcılığını arttırmayı tercih ediyorum.




En çok kahve alt tonlu rujlarla yakıştırdığım bu allığı ten rutinimde (okumak için buraya tıklayabilirsiniz) göstermiştim. Siz Note ürünlerini denediniz mi? Mutlu haftalar. <3


*Ürün Note Cosmetics tarafından deneyimlemem için gönderilmiştir.

*Note ürünlerini Boyner mağazalarından satın alabilirsiniz.