17 Haziran 2016 Cuma

Wet N Wild Rujlarım



Haftanın son yazısından merhaba! Başlıktan ve fotoğraftan anlamış olduğunuz üzere, bugün ruj çekmecemin en tepesindeki bölmeyi, Wet N Wild rujlarımı karıştırıyoruz.

Bilmeyenler için; Wet N Wild hayvanlar üzerinde test yapmayan, performansı fiyatının üstünde ürünlere sahip, ülkemizde Gratisler'de satılan bir marka. Markaya ait en sevdiğim ürünler ise; Reserve Your Cabana aydınlatıcı pudra, Creme Brulee ve Nutty isimli farlar ve az sonra inceleyeceğimiz Mega Last serisi rujlar.




Lafı dolandırmayacağım. Ben bu şeffaf kapaklı seriyi çok seviyorum. Hem de rujlar sürekli kapaklara bulaşsa da, her kullanımdan sonra ambalajlarını temizlemek zorunda kalsam da...

Bir kere yapıları ve kalıcılıkları inanılmaz başarılı. Renk seçenekleri de aynı şekilde. Alışkın olmayanlar için sürümü çok zor gelebilir ancak altına biraz dudak kremiyle çözülemeyecek bir durum değil. 

Kabul, rujlar biraz MonAmi pastel boya gibi kokuyor da olabilir (Bu kalıbı dilime dolayan Anılissima'ya teşekkürler. <3 ) ama kozmetik pazarındaki uygun fiyatlı ve başarılı ruj serilerinden birisi olduğu için, bence bunlar tolere edilebilir.




Gelelim bendeki renklere. Soldan sağa anlatmaya başlıyorum. İlk rujum In The Flesh. Hatırlarsanız şuradaki videomda bu rengi çok sevdiğim MAC Mehr'e muadil göstermiştim. WNW ruj koleksiyonumdaki en sevdiğim renk şüphesiz bu. Dudaklarımdaki duruşunu görmek için buraya tıklayabilirsiniz. 

İkinci renk, benim markaya ait ilk rujum olan Just Peachy. Özellikle hafif güneş yüzü görmüş tende harika duran bir şeftali. MAC'in Kinda Sexy'sine benziyor ancak ben bunu daha çok seviyorum. (Bu arada MAC Kinda Sexy'nin uygun fiyatlı muadili ve Just Peachy'le karşılaştırması için buraya tıklayabilirsiniz.)

Bare It All ise, yine MAC'in Velvet Teddy rujuna çok ama çok benziyor. Kahve tabanlı, doğal duruşlu bir renk. Günlük kullanım ve hatta koyu göz makyajlarını tamamlamak için ideal.




Sıra geldi elimdeki koyu renklere.




Cinnamon Spice; raflarda testerı bulunan ama bir türlü kapalısına ulaşamadığım bir renkti. Sonunda Şile'deki Gratis'te bulup almıştım. Sanıyorum ki In The Flesh'ten sonraki favori rengim bu. İddialı iddiasız bir renk. Hem dikkat çekici, hem de 'buradayım' diye bağırmıyor. Çıplak gözler ve bol maskarayla günlük kullanılabileceği gibi, özenli bir göz makyajını da tamamlayabiliyor. 

Cherry Bomb, MAC Diva'ya benzetiliyor. Sürümü ondan kat kat kolay. Hatta WNW rujlarım arasında sürümü en rahat olan renk diyebilirim. Harika bir bordo.

Vamp It Up ise, incecik dudaklara ne haddime aldığımı bilemediğim bir renk. Çok güzel değil mi ama? Bu arada bu renk, MAC Smoked Purple ve Cyber'a muadil gösteriliyor.




Dudağımdaki devasa uçuk geçmediği için rujların duruşunu bu şekilde göstermek istedim. Eğer talep edilirse, seve seve bu yazıyı videoya da dökebilirim. 

Elimdeki tüm WNW rujları gösterdiğime göre, gidebilirim. Rujların fiyatı en son 10 Lira'ydı. Sanıyorum ki hala öyle. Siz bu seriyi denediniz mi? Bana tavsiye edeceğiniz renkler hangileri?

Mutlu haftasonları, sevgiler! <3






16 Haziran 2016 Perşembe

Fondoten Rengi Açıcı-Koyultucu Damlalar



Günün yazısından merhabalar! Bugün sizlere, şuradaki videomun kapak fotoğrafına koyup, videoda bahsetmeyi tamamen unuttuğum iki üründen bahsedeceğim.

Güneş yüzünü gösterip kayboldukça değişen ten rengimiz ve dolayısıyla yüzümüze açık/koyu gelmeye başlayan fondotenlerimiz. En açık tonu bile boynumuza göre koyu kalan kozmetiklerimiz...

The Body Shop'un renk açıcı ve koyulaştırıcı bu iki damlası piyasaya sürüldüğünde çok heyecanlandım çünkü yukarıda bahsettiğim durumlar herkes gibi benim de muzdarip olduğum konular. Özellikle bazı ten ürünlerimin en açık renginin bile koyu geliyor olması, azıcık bronzlaşsam elimdeki tüm ürünlerin işlevini yitirmesi... 




İşte tam da bu noktada, tıpkı cilt bakım serumlarını andıran bu iki cam şişe devreye giriyor. Ten ürünlerinize birer damla damlatarak, renkleri yarımşar ton açıp koyulaştırmanıza yarıyor, daha doğrusu bunu vaat ediyor.

15'er ML'lik kullanışlı ve sade şişelerin makyaj masamdaki duruşunu seviyorum. Ambalajlar çok dayanıklı ve serum mekanizmasına sahip.

The Body Shop'un sitesinde ve ürünle beraber gelen prospektüste yazılana göre; fondotene karıştırılan bir damla ürün, rengi yarım ton açmakta ancak ben buna katılmıyorum. Nedenini birazdan görsellerimde göreceksiniz zaten.




Özellikle renk açıcı damla için konuşayım çünkü kendisini bayadır kullanıyorum. Rengi tam olarak pembemsi beyaz. Bana Essie Fiji ojemi hatırlatıyor. Nitekim, tırnağımdaki ve şişedeki iki rengi ayırt etmek imkansız. :)

Yapısı tam olarak kıvamlı bir fondoten gibi. Şöyle netleştireyim; MAC Face & Body bunun yanında su gibi kalır. Biraz daha YSL Touche Eclat koyuluğunda bir yapıya sahip. Çok akışkan değil.

Bunun dışında tek başına bile örtücü olduğunu söyleyebilirim. Yani yüzümü bembeyaz yapmak istesem tek başına bu damlayı kullanarak suratımdaki her şeyi örtebilirim.




Ürün pompaya kolayca geliyor ve ten ürünlerime yine kolayca karışıyor ancak burada altını çizmek istediğim birkaç nokta var.

İlki; bu damlaların her yapıdaki fondotenle uyuşmaması. Daha çok kendi yapısına benzer ten ürünleriyle güzelce karışması. Mesela su bazlı, incecik bir ürün olan MAC Face&Body'le bu damlaları karıştırdığımda ürün pek homojen olmuyor. Renk yine açılıyor ancak sanki fondotenle damla çok iyi bütünleşmiyor. YSL Touche Eclat, L'oreal Lumi Magique, NARS Sheer Glow en iyi uyum sağladıklarından (bence).

Unutmamamız gereken bir diğer nokta ise; ne olursa olsun fondotenimize tamamen farklı yapıda bir ürünü karıştırıyor olmamız. Yani ister istemez damlanın eklendiği fondotenin yapısında ufak tefek farklılıklar oluyor. İyice karıştırıp, yapı olarak benzer ürünler seçmek bu farklılıkları minimuma indirgeyebilir.




Gelelim damlaların renk açma/koyultma etkisine. Kesinlikle bir damlanın yarım ton açtığına ya da koyulaştırdığına inanmıyorum. Üstteki görselde ortadaki ürün, bana oldukça koyu gelen YSL Touche Eclat B20. Onun hemen altında, fondotenin 1 damla beyazla karışmış halini görüyorsunuz. Bu haliyle ten rengime ve yüzüme çok daha iyi oturuyor. Aradaki farkın yarım tondan fazla olduğunu düşünüyorum. Cömertçe damlatılmış 1 damla, fondotenimi 1-1,5 ton kadar açıyor fikrimce.

En üstte ise yine aynı fondotenin bir damla koyulaştırıcıyla karışmış halini görüyorsunuz. Sizce aradaki fark yarım ton mu? Ben pek öyle düşünmüyorum. Koyulaştırıcıya pek ihtiyaç duymuyorum ancak renk açıcı damla masamın baş köşesindeki yerini çoktan aldı.

Bu yazıyı okuyan ve benim koleksiyonuma az çok hakim olan okuyucularımdan şöyle bir soru gelebilir diye düşündüm: 'Beyaz MAC Face&Body mi, yoksa The Body Shop'un renk açıcı beyaz damlası mı?' Hemen yanıtlayayım.

Sadece Face&Body ve benzeri su bazlı, ince ötesi ürünlerle karıştıracaksanız Beyaz F&B almak daha mantıklı ancak elinizdeki diğer birçok ten ürününün rengiyle oynamak isterseniz The Body Shop damlalar daha kullanışlı olacaktır.

'Her iki ürünü de almak istemiyorum, zaten bu kadar büyük bir renk farkına da ihtiyacım yok. Ürünümün rengini sadece yarım ton açsam yeter.' diyenler için de en mantıklı yolun, fondotenlerine nemlendirici ya da güneş kremlerinden karıştırmak olduğunu söyleyebilirim.

The Body Shop'un bu damlalarının fiyatı (sanıyorum ki şişe başına) 64,90 TL. Buraya tıklayarak The Body Shop'un websitesinden ya da mağazalarından satın alabilirsiniz.

Sevgiler, mutlu günler. <3


*Ürünler firma gönderisidir. Teşekkürler TBS! 





15 Haziran 2016 Çarşamba

Yves Rocher Makyaj Süngeri



Merhaba! Günün yazısı; bundan çok önce satın aldığım ve hala severek kullandığım bir makyaj süngeri üzerine olacak. Uygun fiyatlı, başarılı bir makyaj süngeri arayışındayken, Yves Rocher'ye bir şans vermek istedim ve Palladium AVM'deki şubesinden 9 Lira'ya bu süngeri satın aldım. 

Yumuşacık olması, yıkanınca şişip çok fazla ürün emmeden tüm likit ürünleri pürüzsüzce uygulaması, açık renkte olduğu için ne zaman yıkamam gerektiğinin sinyalini vermesi ve tabii ki uygun fiyatı sebebiyle çabucak favorilerim arasına girdi. Peki sonra ne mi oldu? Sevdiğim her kozmetik ürünü gibi onun da üretimi durduruldu...




Beauty Blender'dan sonra en sevdiğim makyaj süngeri olan bu ürün, geçtiğimiz haftalarda tekrardan stoklara geldi. Henüz Yves Rocher'nin websitesinde stokları güncellenmedi ancak birçok mağazaya dağıtıldığını biliyorum. Yine uygun fiyatlı ve başarılı bir makyaj süngeri önerisi daha isteyenler için, detaylarını şuradaki videoda anlattığım ürüne bakmalarını önerebilirim.




Likit ve krem formdaki tüm kapatıcı, fondoten ve renkli ten ürünlerini en doğal şekilde uygulayan bu süngerin uç kısmının biraz daha sivri olmasını tercih ederdim. Böylece gözlerin iç köşelerine kapatıcı uygularken süngeri sıkıştırma gereksinimi duymazdım.

Yine de her şeyiyle çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Stokta yakalanırsa muhakkak bir şans verilmeli. Sevgiler. <3





14 Haziran 2016 Salı

Estee Lauder Brush On Glow Göz Altı Aydınlatıcısı



Merhaba! Bugün sizlere, geçtiğimiz sene kendime doğum günü hediyesi olarak aldığım ve yaklaşık 10 gün önce bitirdiğim bir üründen bahsedeceğim. Blogumu, Youtube kanalımı ya da herhangi bir sosyal medya hesabımı takip edenler, göz çevresi ürünlerine merakımı bilirler. 



İşte bu ürün de İngiliz vloggerlarda görüp epey merak ettiğim bir göz altı aydınlatıcısıydı. Ben Estee Lauder'ın internet sitesinden sipariş vermiştim. Yabancı bloglardaki swatchlara bakarak 1C renginin bana uyacağını düşündüm. Öyle de oldu.




Fırça uçlu, asansörlü formda ve incecik yapısına rağmen orta örtücülükte bir ürün. Açıkçası ben bunu kapatıcımın üzerine, yüzüme ve göz çevreme ekstra bir aydınlık katsın diye almıştım ancak 'göz altı aydınlatıcısı' adı altında denediğim tüm ürünler arasında en örtücü olan bu oldu ve yüzümde ağırlık istemediğim günlerde elim başka bir şeye gitmedi ve altına ya da üstüne başka bir şey sürmeye gerek duymadan, tek başına bunu kullandım.





Sade ama gösterişli ambalajı, ışıl ışıl duruşuyla göz altlarında kalıp gibi durmadan yorgun görünümü alıvermesi ve 2,2 ML olmasına ve sık kullanmama rağmen 1 seneye yakın bir sürede bitmesiyle gönlümü fetheden bu ürünün tek eksisi fiyatı. 110 TL'lik etiketiyle, aynı kategorideki ürünlere göre epey pahalı olan Brush On Glow'u en sevdiğim göz altı aydınlatıcısı ilan ediyorum. MAC Prep + Prime'ı bir kenara attırdığını da eklemeliyim.

İşte böyle. Estee Lauder'ın Zero Smudge maskarasından sonra ilk kez bir ürününü bu kadar çok sevdim. Tekrardan satın alacağım.

Sevgiler. <3





11 Nisan 2016 Pazartesi

Essence 08 Far/Aydınlatıcı



Merhaba! Bugün sizlere, son dönemde çok severek kullandığım bir fardan bahsedeceğim. Şubat Favorilerim videomda da anlattığım, Essence markasının Apricotta isimli farından bahsediyorum. 




Dokusu yumuşacık, sürümü çok kolay, gayet pigmentli ve elbette uygun fiyatlı bir far olan bu ürünü elmacık kemiklerimi aydınlatmak için çok severek kullanıyorum. 

Yapısı ipek gibi olduğu için bazen parmaklarımla, bazen de fırçayla uygulamayı tercih ediyorum. Hatta şuradaki videoda göz kapağındaki duruşunu görebilirsiniz.




İçerisinde pembe-şeftali bir ton da barındıran şampanyamsı bir renk desem, çok mu karışık ifade etmiş olurum? Rengini başka türlü tanımlayamadım. :)

Yüzümde parça parça durmayan ve uyguladığım an ten makyajımı ışıldatan bu ürünün tek eksisi kalıcı olmaması. Sürdükten birkaç saat sonra yüzümden uçup gidiyor ancak far olarak kullandığımda altına bir baz uyguladığımdan böyle bir sorunla karşılaşmıyorum.

Essence'in bu farını yanılmıyorsam 8 Lira'ya Gratis'ten almıştım. Sizin favori uygun fiyatlı aydınlatıcınız hangisi?

Sevgiler! 



28 Mart 2016 Pazartesi

Maybelline Brow Satin Kaş Kalemi



Günaydın! Bugün sizlere, şu ana dek kullandığım en başarılı kaş kalemini anlatacağım. Beni Snapchat (@gorkemkarman) üzerinden takip edenler hatırlayacaktır. Yaklaşık 2,5-3 ay önce bu ürünü yeni yeni deneyimlediğimde ne kadar memnun kaldığımı ve kaş kalemi arayışında olanlara tavsiye ettiğimi söylemiştim. Bugün biraz daha detaya ineceğim.




Brow Satin; bir tarafı kalem, diğer tarafı ise renkli kaş pudrasından oluşan bir ürün. Bir kaş kalemini sevmem için iki önemli faktör var. İlki; çok sert ya da çok yumuşak yapıda olmaması. Çok sert olduğunda gereğinden fazla bastırma ihtiyacı duyuyorum, bu da bir süre sonra kaşlarımda yer yer dökülmelere sebep oluyor. Çok yumuşak uçlu bir kalem ise, uygulama anlamında kolay ve kremsi olsa da, hem kalıcı olmuyor, hem de kaşlarımla bütünlük sağlamıyor. Diğer bir etken ise şüphesiz ürünün rengi. Doğal kaş rengim küllü bir kumral tonu olduğu için çoğu kaş kalemi ve farı fazla kızıl ya da fazla sarı kalıyor. 

Brow Satin'in bendeki rengi Dark Blonde, yani koyu sarı. Bu ürünü kullanmaya başladığımda saç ve kaş rengim çok açıktı. Kaşlarımın rengini biraz fazla kırdırdığımdan oldukça soluktu ve bu kalemle birebir uyumluydu. Şimdilerde kaş rengimi doğal haline çevirmeye çalıştığım için boyatmıyorum, dolayısıyla biraz koyuldular ancak önceki boyalardan kalan sarılıklar da hala mevcut. Anlayacağınız, dibi gelmiş röfle gibiler.

Neyse, kalemin yapısı çok önemli dedim ya, bu ürünün dokusu, sürümü, sertliği o kadar ideal ki...




Asla yapay durmadan, kaşlarımı dökmeden, sağa sola bulaşmadan harika bir şekilde doldurabiliyor. Ucu ne çok sert, ne de çok yumuşak. Rengi ise şu sıralar bana açık kalıyor. Yine de kullanıyorum. Kendi kaş rengime tamamen döndüğümde kesinlikle koyu rengini alacağım.

Ben normalde sadece kalem kısmını kullanıyorum ve kaşlarımı dilediğim şekilde dolduruyorum ancak zaman zaman daha keskin bir görüntü istediğimde, kalem kısmıyla kaşlarımı dıştan çerçeveleyip, sonrasında kalemin arka tarafındaki farla dolduruyorum.




Açıkçası ben far kısmının duruşunu sevsem de, şeffaf kaş maskarasıyla sabitlediğimde sağa sola bulaşmasından hoşlanmıyorum. Bana göre kalem kısmı çok daha başarılı ve benim için tek başına yeterli. Bildiğim kadarıyla 3 farklı rengi var ve indirimsiz fiyatı 21 Lira. Ürünü Watson's ve Gratis'ten satın alabileceğiniz gibi bazı online alışveriş sitelerinde de bulabilirsiniz. Satın almak isteyenlerin buraya tıklaması yeterli. 

Mutlu günler. <3



25 Mart 2016 Cuma

Minik Süngerler (Nascita & Beauty Blender)







Günaydın! Bugün sizlere; gözümüzün bebeği Beauty Blender ve hem kaliteli, hem de uygun fiyatlı fırçalarıyla gönlümüzü fetheden Nascita markalarına ait küçük makyaj süngerlerini anlatacağım.

Süngerlerin makyajdaki etkisi tartışılmaz. Hiç kullanmamış olanlar için şöyle özetleyebilirim. Nemli haldeki bir süngerle yüzünüze rahatlıkla çimento bile yayabilirsiniz. Hatta sonra aynaya bakıp 'çok güzel durdu yüzümde ya' diyebilirsiniz. Yapısını en sevmediğiniz, pudralı ya da kalın bulduğunuz fondoten yahut kapatıcıları sevmeye başlayabilirsiniz. Makyajınızda şu ana kadarki en doğal bitişi elde edersiniz.

Sünger dedim ama her sünger başarılı olmuyor elbet. Bunca yıldır deneyimlediklerim arasında en iyisi kesinlikle Beauty Blender. (Son dönemde de H&M'in beyaz süngeri. Tıklayın.) E Beauty Blender'ı ve göz altı kapatıcılarını bu kadar severken minik süngerlerden edinmemek bana yakışmazdı...




Önce Beauty Blender'ın mikro mini süngerlerinden edindim. Bir kutuda iki adet minik yeşil yumurta. Pek fondoten kullanmayan, sadece göz altını kapatanlar için olduğu kadar, benim gibi kapatıcıyı takıntı haline getirmiş, göz çevresi pürüzsüz olsun isteyenler için de ideal. Suyu görünce çok güzel şişiyor, nemliyken kapatıcıları hem daha örtücü, hem de daha doğal duracak şekilde uyguluyor. Orijinal Beauty Blender gibi hafif gözenekli. Zaten bu sayede su, süngerin her yerine nüfuz ediyor ve şişiriyor.

Almadan önce 'gereksiz mi olur acaba?' dediğim ürünü (sanki hiç gereksiz alışveriş yapmıyormuşum gibi) şimdilerde 'keşke daha önce alsaymışım' diye diye kullanıyorum. 




Dönelim iki hafta önceye. Bir Cumartesi günü Instagram'da gezinirken, benim minik yumurtalara benzeyen iki yeşil sünger çarptı gözüme. Nascita paylaşmış, 'artık satışta' diye de duyurmuş. Ben zaten muadil arıyorum deli gibi, kaptım hemen bir çift. 15 Lira süngere, 5 Lira da kargoya ödedim. İki gün sonra elimdeydi.

Nascita markasına ait bir fırça yazım mevcut. Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Uygun fiyatlı, kaliteli fırça arayanlara önerimdir kendileri. Neyse, döneyim yeşillere. 

Tıpkı mikro mini Beauty Blender gibi bir paketten iki tane sünger çıkıyor. Islanınca şişip boyut değiştiriyor ancak Beauty Blender kadar değil çünkü Nascita'da gözenek yok. Nascita'nın dokusu daha çok Dirty Works ve Avon markasının süngerleri gibi (yani biraz daha plastiğimsi) ancak bir farkla. Nascita; bu iki markanın çakıl taşından hallice süngerleri gibi değil, ıslanınca şişiyor.

Uç kısmı Beauty Blender'a göre biraz daha sivri, biraz daha keskin. Bu sebepten gözlerin iç köşelerine, burun kenarlarına ve kaş altına daha rahat erişiyor. Bence kapatıcıları harika uyguluyor. Fiyatı da uygun. Daha ne olsun? 

Tüm bunları söylüyorum ama asıl sorunun cevabını vermeden yazıyı bitiremem. Hayır, muadil değiller. Beauty Blender daha yumuşak, daha çok şişiyor ve bence daha iyi nemlendiği için kuru göz çevresine ürünleri daha rahat ve pürüzsüzce yayıyor.




Yukarıdaki görselde her iki ürünün de nemlenmiş halini görüyorsunuz. Tüm bunlara ek olarak bir şey daha söylemek istiyorum. Fikrimce Nascita kuru olarak daha başarılı. Yani süngeri ıslatıp nemlendirmeden kapatıcımı yaydığımda daha çok sevdim. 

Özetle; muadili olmasa da, Beauty Blender'ın minik süngerlerine 53 Lira vermek istemeyenler için Nascita'nın başarılı bir alternatif olduğunu düşünüyorum. 

Beauty Blender'ın minik süngerlerini 53 Lira'ya satın almak için buraya, Nascita süngerleri, 15 Lira'ya satın almak için ise buraya tıklayabilirsiniz.

Mutlu günler! <3



23 Mart 2016 Çarşamba

Pure Beauty BB Krem



Günaydın! Bugün sizlere, son dönemde deneyimlediğim en iyi ten ürünlerinden birini anlatacağım. Epeydir kullanıyorum, çok cümle biriktirdim, dilerseniz hemen yazıya geçelim.

Watson's mağazalarında satılan Pure Beauty markasıyla ilgili ilk deneyimim, CC kremi üzerineydi. Kendisini aşırı simli bulduğum için kullanmayı sürdürememiştim.

Neyse, bundan birkaç ay önce, sanıyorum taşınma dönemindeydik, aynı markanın BB kremini alasım geldi. (İlgili vlog için buraya tıklayabilirsiniz.)




Ürünün ambalajından başlayalım incelemeye. Pembe bir tüp düşünün, içerisinde 30 ML ürün var. Tüpün %70'i hava, anca %30'u ürün. Çocukken büyük boy diye satın aldığımız, içi hava dolu olan cips paketleri gibi. Biraz hayal kırıklığı. 5-6 kullanımdan sonra tüpten ürün çıkarmak için zorlanmaya başladığımı söyleyebilirim. Ürünle ilgili söyleyebileceğim tek olumsuz şey de bu sanırım.

SPF 42 içeriyor, ki bu oldukça güçlü bir güneş koruma faktörü. Altına ekstra bir SPF kullanmıyorum. Paraben, alkol ve lanolin içermiyor. Dermatolojik olarak test edilmiş ve paketinin arkasında, tüm cilt tiplerine uygun olduğu belirtiliyor.

Yine paketin altında kocaman üretim ve son tüketim tarihi yazıyor. Keşke tüm kozmetik ürünlerinde yazsa.

Düzenli kullanımda; cildi aydınlatmayı, nemlendirmeyi, beslemeyi, donuk görünümden kurtarmayı ve gözenekleri küçültmeyi vaat ediyor. 

Şimdi, ürünü yaklaşık 3,5 aydır kullanıp bitirmek üzere olan birisi olarak kendi deneyimlerimden de bahsedeyim sizlere.




Açıkçası ürünün tek renk seçeneği olduğu için başta biraz tedirgin oldum ancak klasik Kore menşeili BB kremler gibi gri/yeşilimtrak olmasına rağmen, parmaklarımla yüzüme masaj yaparak yaydığımda sanki iyice oturuyor ve ten rengime yakın bir ton alıyor. Boynumla birebir aynı olmuyor ancak ten rengine adapte olabilirliği yüksek diyebilirim. Buna rağmen çok çok beyaz tenlilere koyu, esmerlere ise açık kalacağını düşünmekteyim.

Ne fırça, ne de sünger. Bu ürünü yüze yaymanın en güzel yolu parmaklarla uygulamak. Zaten ambalajında da, 'cilt bakım rutininizi gerçekleştirdikten sonra parmaklarla yüze masaj yaparak uygulayınız' yazıyor. 

Yapısı bildiğiniz krem gibi. Akışkan değil, ince hiç değil. Bir BB kreme göre fazlasıyla örtücü. Öyle ki; bu kapatıcılığı 10 üzerinden 7,5-8 şeklinde değerlendirebilirim. Buna rağmen iyice nemlendirilmiş cilde masaj yapılarak uygulandığında kalıp gibi durmuyor. En güzeli; sim ya da ışıltı içermiyor.




Bitişi ışıl ışıl, nemli ancak yapış yapış değil. Çok kullanıldığında yüzdeki duruşu barizken, fındık büyüklüğünde ürünü yüzüme iyice yedirdiğimde bitişi oldukça naturel.

Ben kuru ciltten muzdarip bir insan olarak, uygulama sonrasında pudra kullanmıyorum. Gün içerisinde burnumda parlama yapıyor. Buradan yağlı ciltlilerin bu ürünle çok iyi anlaşamayacağını çıkarabiliriz aslında ancak Twitter'da bundan birkaç ay önce yaptığım anket sonuçlarına bakılırsa, karma ve yağlı cilde sahip olmalarına rağmen sivilce problemi yaşamayan ve bu üründen çok memnun kalan kadınlar çoğunlukta. 

Ten bu gerçi. Her ürün herkeste farklılık gösterebiliyor ancak ben sivilce problemi yaşamadım bu ürünle. 

Sanırım anlatmam gereken her şeyi tek tek yazdım. Ah bir de fiyatını hatırlasaydım. Sanıyorum ki indirimsiz 25-26 Lira'ya almıştım. 

Ne düşünüyorsunuz? Sizin uygun fiyatlı favori ten ürünleriniz neler? Sevgiler!


9 Mart 2016 Çarşamba

MAC Please Me ve Benzer Rujlar



Merhaba! Bugünün yazısı, son dönemde çok sık sürdüğüm bu ruj üzerine olacak. MAC Please Me'yi sanki yıllar önce bloga yazdım diye hatırlıyordum ancak arşivime bakınca yanıldığımı anladım.

Seneler önce kullandığım bu ruju, saçlarımı sarartınca canım dostum Zeynep bana tekrar hediye etti ve sanırım dudak kalemi kullanmayı artık biraz daha iyi bildiğim için, bu kez çok daha fazla sevdim ve kendime yakıştırdım.




Mat bitişli, açık pembe bu ruj; dudakları kurutmuyor ancak mevcutta olan kurulukları ön plana çıkartabiliyor. Yememe içmeme rağmen bende rahat 4-5 saat kalıcı oluyor. Gerektiğinde çantamdan çıkarıp tazeliyorum.

Dudak çerçeveleme videomda da bu ruju kullanmıştım. Eğer izlemediyseniz buraya tıklayarak göz atabilirsiniz.

MAC rujlar bildiğiniz gibi an itibariyle 58 TL ancak daha uygun fiyatlı seçenekler arayanlara iki farklı önerim olacak.




Yukarıdaki görseldeki ürünler Please Me'nin birebir muadili değil ancak elimde var olduğunu ve Please Me'ye benzediğini fark ettiğim renkler. Eğer MAC'e yanaşmak istemiyor ama yine de bu tonlarda rujları seviyorsanız, Rimmel London ve Golden Rose'a bakmanızı öneririm.

Mutlu günler, sevgiler. <3






7 Mart 2016 Pazartesi

Dişlerimi Nasıl Beyazlattım?



Merhaba!
Bugün sizlere, Youtube kanalımda detaylarından bahsettiğim diş beyazlatma deneyimimden bahsedeceğim. Beyazlatma derken, klinik ortamında değil. Evet, bildiğimiz diş macunuyla.

Bir süredir deneyimlediğim Ipana 3D White Perfection tam da vaat ettiği gibi; dişlerimin yüzeyindeki lekeleri temizledi. Beni yeniden pembe rujlarla barıştırdı.

Daha detaylı bilgi almak isterseniz www.agizbakimuzmani.com adresini ziyaret edebilir,  tıklayabilirsiniz.

Ürünü satın almak için ise buraya tıklamanız yeterli.

Sevgiler!