19 Aralık 2014 Cuma

Aranan Aydınlatıcıyı Bir Far Paletinde Bulmak...




Günaydın! Aydınlatıcılara yeniden sempati beslemeye başladığımı şuradaki yazımda belirtmiştim ancak elimdekileri severek kullansam da, hayalimdeki elmacık kemiği aydınlatıcısı; ne çok altın, ne çok pembe, ne de çok beyazdı. Elimdekiler bitince bakar, piyasadakiler arasından mutlaka aradığım tarzda bir şey bulurum diyordum ki, aradığım şeye çoktan sahip olduğumu farkettim. Hem de bir far paletinin içinde.




Uzun zamandır severek kullandığım Lorac Pro far paletimdeki (inceleme yazısı burada) Nude isimli renkten bahsediyorum. Günlük hayatta ışıltılı şampanya renklerini göz kapaklarımda pek sevmediğimden bu renge hiç dokunmamıştım. Ta ki 1-2 gün önce 'bunun ışıltısı yüzde de güzel durmaz mı ya?' diyerek, Nude'u elmacık kemiklerimin üstünde gezdirene kadar.





İşte tam istediğim aydınlatıcı; simli değil, ışıltılı. Islak görünümü veren, gün ışığında bile abartılı görünmeyen, beyaz/pembe bir şampanya rengi. Bu paleti zaten çok seviyordum, Nude rengine de ısındığıma göre, bitirince yeniden satın almamak için bir sebep göremiyorum. Bu arada yukarıdaki fotoğrafta, aydınlatıcının rengini tam görebilmeniz için abartılı bir şekilde uyguladım. Normalde tabi ki böyle şerit gibi sürmüyorum. :)

Ne yazık ki Lorac markası ülkemizde bulunmuyor ancak şuradaki hesaptan sipariş verebiliyoruz. Herkese mutlu haftasonları diliyorum. Sevgiler. <3



18 Aralık 2014 Perşembe

Ben Bu 3'lüyü Çok Sevdim!



Günaydın! Bugün sizlerle, şu sıralar pek bir sevdiğim 3 yanak ürününü paylaşacağım. Bu ürünler sırasıyla; Bourjois Delice De Poudre Çikolata Bronzer, NARS Dolce Vita allık ve The Balm Mary Loumanizer aydınlatıcı.




Bourjois markasının fondotenlerini çok seven biri olarak, markanın ülkemizden çekilmesine çok üzülmüştüm. Ağustos sonu Kıbrıs dönüşü, havaalanında Bourjois standını gördüğümde ise mutluluktan havalara uçmuştum. Ercan Havaalanı'ndan bu çikolata şeklindeki bronzerı kapmıştım. Son birkaç gündür kullanıyorum ve asla çamur gibi durmayan, kullandığım diğer bronzerlara göre pigmentasyonu epey düşük olan bu pudrayı, MAC 168 numaralı fırçamla uygulamayı çok seviyorum. Hem yüzüme biraz renk, hem de şekil katıyorum. Bronzer mis gibi kokuyor. (Ne yazık ki çikolata kokusu değil ama hoş bir koku.)

Sıra geliyor allığa. Son zamanların favorisi NARS Dolce Vita'yı, geçen yılbaşında İngiltere'den çok zarif bir paket gönderen takipçim Cansu'nun hediyesi Elite Cosmetics allık fırçamla uyguluyorum. Bu fırçaya bayılıyorum, yumuşacık. Dolce Vita'nın detaylı yazısı ise burada.

Son olarak da The Balm Mary Loumanizer aydınlatıcıyı MAC 224 numaralı fırçamla elmacık kemiklerimin üzerine uygulayarak ten makyajımı tamamlıyorum. Bu aydınlatıcıyı daha önce satın almış, fazla sarı bulup satmıştım. Geçenlerde bir şans daha vermek istedim ama ben satın almadan, arkadaşım İnci kendisininkini kullanmadığını söyleyip bana hediye etti. Şimdilerde gözüme daha bir hoş geliyor. Diğer aydınlatıcılarıma göre biraz daha simli ama özel günler için çok hoş bir seçenek olduğunu düşünüyorum.




 Sizin son zamanlarda sevdiğiniz favori yanak kombinlerinizi merak ediyorum. Sevgiler!






17 Aralık 2014 Çarşamba

Maybelline The Colossal Kajal Siyah Kalem



Günaydın! Günün yazısı, Maybelline'in en yeni siyah göz kalemi The Colossal Kajal üzerine olacak. Bu kalemin reklamı o kadar yapıldı ki, ürün o kadar abartıldı ki, '12 saat kalıcı' olduğu iddia edilen bu kalemi satın aldım. O da Merve Boluğur'un güzel kaşı gözü hatrına… (Bu kalemin reklam filmini izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.)





Kalem, anlaşıldığı üzere asansörlü bir formda ve bence abartıldığı kadar siyah değil. Elime çizdiğim kalpten de görebileceğiniz gibi tek katta siyahtan çok koyu gri gibi görünüyor ancak üzerinden 1-2 kez daha geçtiğimde keskin bir siyah oluyor. Yapısı kremsi, göz içine sürümü çok kolay ancak üst kirpik diplerine uygularken birazcık ufalanıyor. Çizdiğim çizgi homojen olmuyor. Yine üzerinden bir kez daha geçtiğimde düzeliyor.






Gözümün içinde akma yapmıyor fakat göz pınarlarımda ve dış köşelerde birikme yapıyor. Bu da kirli ve sanki çapaklıymış gibi bir görünüme sebep oluyor. Gözümün üstünde ise (far bazıyla birlikte) 5-6 saat kadar rengini ve şeklini koruyor. Bence 9 Lira'ya alınabilecek güzel bir kalem ama daha fazlası değil. Daha kremsi, daha siyah ve bende göz içinde bile daha kalıcı olan Avon Supershock'u hiçbir şeye değişmem. Rimmel London Exaggerate Eyes serisinin siyah kalemi de epey başarılı ve uygun fiyatlı bir üründür. İşte böyle. Siz bu kalemi denediniz mi? Yorumlarınızı bekliyorum. Sevgiler. <3

*Gözlerimin içinden akmayan nadir iki ürün; MAC Blacktrack eyeliner ve AVON Supershock siyah kalem. Bilmeyenler için bu da burda dursun. :)




16 Aralık 2014 Salı

Fırça Dosyası || Fondoten ve BB Krem



Günaydın! Günün yazısı, benden çok istenen ve nihayet yazmaya başlayabildiğim fırça serimin ilk kısmı üzerine olacak. Yani bugün, elimdeki fondoten fırçalarını inceleyeceğim. 

Beni uzun süredir takip edenler, koleksiyonumu ne kadar daralttığımı ve artık gereksiz (neredeyse) hiçbir şey almadığımı bilirler. Makyaj malzemelerimi bu kadar azaltmışken, elimdeki fırçalara da şöyle bir göz gezdirip kullanmadıklarımı uygun fiyata satmıştım. Şu an elimde kalanlar, vazgeçemediğim has fırçalar ve tabi ki yalnızca fondoten uygulamak için değil, bb krem, renkli nemlendirici ve benzeri baz ürünler için de kullanılabilirler.

Bloga yazdığım ilk yazıdan beri her fırçayla her fondotenin uyuşamayacağını savunuyorum. Gerçekten de böyle. Zaten fırçaların detayına indiğimde, en çok hangi fondotenle yakıştıklarını da belirteceğim. Son olarak, bu yazıda gördüğünüz fırçaları, serinin diğer yazılarında da görebilirsiniz çünkü bazı fırçalar çok amaçlı; yani hem fondoten, hem allık, hem de bronzer için kullanılabiliyorlar. Haydi başlayalım.




MAC 187, benim ilk MAC fırçalarımdan. Senelerdir kullanıyorum ve bir tane bile tüy dökmedi, yazısı silinmedi. Hem dayanıklı ve MAC'in her kuruşu hakeden nadir fırçalarından biri olduğu için, hem de ben fırçalarımı çok temiz kullandığım için bu kadar sağlam. 

Duo fibre tüylere sahip 187, ürünleri minimal bir şekile uyguluyor. Ben kendisini senelerdir bronzer ve koyu renk allıklar için kullansam da, son 1-2 aydır fondotenimi uygulamak için kullanıyorum ve sonuç inanılmaz doğal oluyor. Korktuğum gibi fırçanın tüyleri yüzümde iz bırakmıyor, aksine aşırı pürüzsüz bir görünüm elde ediyorum.

Real Techniques, Flormar ve Sedona Lace başta olmak üzere birçok duo fiber fırça denedim ama söz konusu fondoten olunca hiçbirinden MAC 187'deki verimi alamadım. Bronzerı hepsi güzel yayıyor ama fondoten konusunda bence bu fırça bir adım daha önde. Benim bu fırçaya en çok yakıştırdığım iki fondoten ise; MAC Face&Body ve Make Up For Ever HD. Bu fırçanın ömrü dolduğunda Sigma'daki muadilini denemeyi düşünüyorum. 

Satış fiyatı: 114 TL. MAC mağazalarından ve şuradan satın alabilirsiniz.




Real Techniques Buffing Brush ise bende yedeği olan fırçalardan. Acelem varsa ve fondotenimin yüzümde kaybolmasını istiyorsam bu fırçayı kullanıyorum. Sentetik ve sık tüyleri ile toz, likit ve krem tüm ten ürünlerini harika bir şekilde yayıyor. Tüy izi kalmıyor ve bu fırça çok kolay yıkanıp, çok çabuk kuruyor. En sevdiğim fondoten fırçam diyebilirim. Hele yazısını şurada yazdığım MAC Face&Body fondotenimle birleşince tadından yenmiyor. 

Bu fırça ne yazık ki tek başına satılmıyor. Real Techniques Core Collection isimli setin içinden çıkıyor. Bu seti de Gratis, Watson's, Macro Center ve Kozmela'dan satın alabiliyorsunuz. Setin satış fiyatı her yerde değişiyor ancak bildiğim kadarıyla 60-70 Lira civarı. İçinden çıkan her bir fırçayı severek kullanıyorum. Zaten sevmesem yedeklemezdim, değil mi? :)




Sigma F80 Flat Kabuki ise, en tok tüylere sahip fondoten fırçam. Düz kesimi ve yumuşacık tüyleri sayesinde likit ve krem her fondoteni pürüzsüzce yayıyor ancak bence sadece yoğun yapılı fondotenleri uygularken 'mükemmel' sonuç veriyor. Yani Face&Body gibi akışkan bir fondoteni uygularken harikalar yaratmıyor.

Tüylerinin sık oluşu sebebiyle likit ürünleri birazcık emiyor. Bu yüzden yoğun ve çok örtücü fondotenleri uygulamak ve daha naturel göstermek için de çok ideal. Mesela Estee Lauder Double Wear.

Bir de bu yazıdaki fırçalar arasında en zor temizlenen ve en geç kuruyan fırça bu ama YSL Touche Eclat, L'oreal Lumi Magique ve NARS Sheer Glow fondotenleri uygulamada o kadar başarılı ki, koleksiyonumdan çıkarmaya kıyamıyorum.

Sigma fırçaları ülkemizde yalnızca Kozmela'dan satın alabilirsiniz. (Direkt link burada.) Ben 1-2 sene önce Cloud 10 Beauty'den almıştım.




Real Techniques Expert Face fırça ise gerçekten adı gibi uzman bir ürün. Aynı zamanda kendisi benim ilk Real Techniques fırçam. 3 sene önce İrlanda'dan sipariş verip her gün camda kargo beklediğimi çok net hatırlıyorum. Şimdilerde ise Gratis, Watson's gibi büyük kozmetik mağazalarında satılıyor.

Buffing Brush'a göre daha sık, Sigma F80'e göre daha seyrek tüyleri olan bu fırça, garip şekli sayesinde; göz altı, burun kenarı, kaş altı gibi dar alanlara da uygulama yapmanıza olanak sağlıyor. Yine çok kolay yıkanıp, çabuk kuruyan bu fırça tek olarak satılıyor. Bence pudra bitişli olmayan (Chanel Mat Lumiere, NARS Sheer Matte, L'oreal True Match gibi) her fondotene çok yakışıyor.




Beauty BlenderŞuradaki yazımda söylediklerim hala geçerli. Bu, tüm fırçaları bir kenara attıran sünger. Muadilleri var ama hiçbiri orjinal Beauty Blender gibi değil. İnceleme yazısında gördüğünüz pembe olan Beauty Blender'ım, 1,5 senelik kullanım sonrası epey yumuşadı ve parçalandı. Bir de kedim Üzüm'e oyuncak olunca yenisini almak şart oldu. Bu kez siyah olsun dedim ve blogger arkadaşım Aytül'ün Instagram satışından hiç kullanılmamış olan bu süngeri kaptım. 

Her ama her türlü fondotene uyum sağlayan, gerçekten yüzümde bir şey yokmuşçasına doğal bir biçimde uygulayan ve asla vazgeçemeyeceğim bir ürün olan bu sünger bildiğim kadarıyla yavaş yavaş Douglas mağazalarında görülmeye başlamış. Bu süngere ulaşmanın bir diğer yolu da instagram.com/ludoshemakeup 'tan sipariş etmek ya da Amerika'ya giden hayırsever bir arkadaşınızdan rica etmek. :) Bu arada özellikle pudra formüllü fondotenleri uygulamada zorluk çekenler bu süngere bayılacaklar. Nemli kullanıldığı için, dağıtması en zor fondotenleri bile yumuşatıp harika uyguluyor.

İşte böyle. Sizin favori fondoten fırçalarınız hangileri? Pudra, allık, kapatıcı ve göz makyajı fırçalarıyla ilgili yazıları hazırlamaya devam. Görüşmek üzere! <3



14 Aralık 2014 Pazar

Chanel Rouge Fatal Oje



Günaydın! Günün yazısı Chanel Rouge Fatal oje üzerine olacak. Yaklaşık 3 ay önce Akasya AVM Sephora'da görüp aklıma yazdığım bu oje, birkaç gün sonra benimdi. Chanel ojelerin sürüm kolaylığı, geniş renk skalası, kuruma hızları, ince fırçaları ve parlak bitişlerine hayran olduğumu daha önce de belirtmiştim. 




Markanın ojelerinin bazılarında kalıcılık problemi yaşasam da, iyi bir top coat (bitirici cila) ile istediğim sonuca ulaşabiliyorum. Rouge Fatal, tek başına da 2-3 gün kadar kalıcı olanlardan. 




Rengi ise; zengin ve koyu bir kırmızı olarak tanımlayabilirim. Bence beyaz tenlere olduğu kadar, buğday ve esmer tenlere de yakışacak bir kırmızı. Tek katta bile tam örtücülük sağlayan bu ojeyi 2 kat uygulamayı tercih ediyorum. Herkese iyi Pazarlar diliyorum. <3




Chanel Taboo yazımı okumak için buraya, Blue Rebel için ise buraya tıklayabilirsiniz. 




13 Aralık 2014 Cumartesi

Clinique Alt Kirpik Maskarası



Günaydın! Günün yazısı, senelerdir severek kullandığım ve bitirdikçe yeniden satın aldığım bir ürün üzerine olacak. Yazıyı çok uzun tutmayacağım çünkü bu maskara hakkında daha önce bir inceleme videosu çekmiştim ve hakkındaki düşüncelerim, birkaç cümleyle özetleyebileceğim kadar net.




Clinique Bottom Lash Mascara (alt kirpik maskarası); minicik fırçası, 2 ML'lik tüpü ve asla akmayan, dökülme yapmayan formülüyle alt kirpiklerinizi tek tek tanımlıyor. Ben daha önce hep siyah rengini kullanmış olsam da bu kez stokta olmaması sebebiyle koyu kahve rengini aldım ve bakışları aşağıya çekmeden kirpikleri belirginleştirdiği için günlük kullanımda siyahtan daha çok sevdim.




Yukarıda da görüldüğü üzere kirpiklerimi biraz yapıştırmış, ancak bu, maskara bitmek üzereyken ya da kuruduğunda karşılaşılabilen bir durum. Bir de nedense kahverengi olanın yapısı siyaha göre biraz daha kuru geldi bana. 

Alt kirpiklerimden yalnızca ılık su ile çıkan ve ben silene kadar akmayan bu maskarayı çok seviyorum ancak aldığım duyuma göre ülkemizde pek talep görmediği için raflardan kaldırılıyormuş. İlk bulduğum yerde 1 siyah, 1 kahverengi olacak şekilde stoklamak istiyorum.

Clinique markasına ait sevdiğim tek ürün buydu. Gerçekten kaldırılırsa bir daha standına uğramayacağım. İşte böyle. Güzel haftasonları. <3

*Sephora, Boyner ve Clinique standı olan her yerden alabileceğiniz gibi, Clinique Online'dan da sipariş verebilirsiniz ancak şu anda bildiğim hiçbir yerde stokta yok. Satış fiyatı da yanılmıyorsam 28-30 TL.



12 Aralık 2014 Cuma

Kaş Doldurma Hakkında || Uygun Fiyatlı Alternatifler



Günaydın! Bugün, kaş doldurmayla ilgili deneyimlerim üzerine bir şeyler yazacağım. Kaş konusunda bilir kişi değilim ve mükemmel kaşlarım yok ancak kendimce deneyimlediğim birkaç ürünü burada paylaşmak isterim.

Yukarıdaki kolajda gördüğünüz gibi, çizilmişcesine ya da yüze sonradan monte edilmişcesine koyu ve keskin bir biçimde doldurmuyorum kaşlarımı. Kimisine öylesi de yakışıyor gerçi ama bence çok sert görünümlü kaşlar için kusursuz orantıya sahip bir yüz gerekiyor. Benim zayıf yüzüm bunu kaldırmadığı için yine doğal ama biraz daha tanımlanmış görünecek şekilde boşlukları dolduruyorum. Bu arada herkes kaşlarını doldurmak zorunda değil. Videolarda ve bloglarda gördüğümüz çoğu şeyi uygulamak 'zorunda' hissediyoruz ya kendimizi…

Kullandığım ürünlere geçmeden önce kaşlarımı aldırmadığımın da altını çizeyim. 16 yaşında, ergenliğimin doruklarındayken, komşumuzun kızının eline cımbızı vererek hayatımın hatasını yapmıştım. Aynanın karşısına geçip, kaşlarımın beni 35 yaşında gösterecek incelikte alındığını görünce nasıl mutlu olmuştum. Şimdi o fotoğrafları bir bir yakmaktayım. Buradan kardeşim yaşındaki okuyucularıma da seslenmiş olayım; her şeyin bir yaşı var. Anneninizin sözünden çıkmayın. Ben ne zaman çıksam bin pişman oldum… (Mesaj da verildiğine göre yazıya dönüyorum.)




Kaşlarımı düzeltmeye, onları yukarı doğru tarayarak başlıyorum. Bunun için yaklaşık 3 senedir Sephora'nın kaş/kirpik fırçasını kullanıyorum. Yukarıdaki görseldeki, Sephora'nın yeni fırça serisinden. Eskisini anneme verdim.




Bu, çift taraflı bir fırça. Üst kısmındaki metal tüyler, topaklanan maskarayı kirpiklerinizden temizlemek için, alt kısmındaki sık ve sert tüyler ise benimkiler gibi çabuk karışan ve düşen kaşları tarayıp düzeltmek için kullanılıyor. İlla bu tarz bir ürüne para vermek zorunda değilsiniz. Bitmiş maskaranızın fırçasını iyice yıkayıp temizleyerek kaş tarağı olarak kullanabilirsiniz.




Sıra geliyor doldurma işlemine. Dediğim gibi herkes kaşlarını doldurmak zorunda değil ancak şöyle bir gerçek var ki; kaşlar, yüzü çerçeveleyen ve en az doğru makyaj kadar önem taşıyan öğeler ve doğru doldurulan kaşlar, hem fotoğraflarda güzel çıkmanıza, hem de yüzünüze ifade katmanıza yardımcı olur.

Ben bu işlem için yaklaşık 3 senedir aynı farı kullanıyorum. MAC Omega, kaşlarıma neredeyse birebir uyan küllü bir tona sahip. Fotoğraflarda açık göründüğüne bakmayın. Benimkiler gibi küllü kumral kaşlarınız ya da açık kumral/koyu sarı kaşlarınız varsa yüksek ihtimalle size de uyacaktır. MAC'e para vermek istemezseniz de, kaş renginize en yakın ve tabi ki mat, uygun fiyatlı bir far da iş görecektir. The Balm'ın yeni kaş kiti, Wet N Wild ve Flormar'a bakılabilir. Bir de ülkemize yeni gelen Gosh markasının kaş ürünleri epey meşhur.

3 senedir kullanmama rağmen hala bitiremediğim Omega'yı kaşlarıma uygulamak için severek kullandığım 3 ayrı fırça var. İlki, Real Techniques'in kaş fırçası. Bu fırça ne yazık ki tek olarak satılmıyor. Kendisine sahip olmanız için Eye Starter Kit isimli göz fırçası setini almanız gerekiyor. Yumuşacık tüyleri, ideal açısı ve kalın kesimiyle kaşlarımı en hızlı şekilde doldurmama olanak veren fırça bu.

Bir diğeri ise yine Omega farla yaşıt MAC 266 fırçam. 266'nın kılları epey sert ve yoğun. Bu sebeple, kaşlarımı biraz daha güçlü doldurmak istediğimde elim hep ona gidiyor.

Son favorim de, yazısını şurada yazdığım Flormar setten çıkan minik açılı fırça. Kaşlarımı inanılmaz doğal bir biçimde dolduruyor. (*)




Herkes doldurma işlemi için far kullanmak istemeyebilir. Kaş kalemleri, diğer yöntemlere göre çok daha pratiktir. Benim de acelem olduğunda ya da biraz daha belirgin kaşlar istediğimde tercihim, ülkemizde bulunmayan Anastasia Perfect Brow Pencil'dan yana oluyor. Bendeki rengi Soft Brown. Kaşlarıma bir tık koyu geliyor ama kaleme minimum baskı uygulayarak kaşlarımı doldurduğumda çok hoş görünüyor ve renk farkı göz tırmalamıyor.

Omega farla tanışmadan önce kullandığım kaş kalemi ise Flormar'a aitti. Hatta annem hala Flormar'ın kaş kalemini kullanıyor. Gerçekten başarılı. Ne kaşlara zarar verecek kadar sert, ne de kaşların arasında eriyip birikme yapacak kadar yumuşak. Uygun fiyatlı kaş kalemi arayanlara gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.




Geliyoruz sabitlemeye, yani benim için en önemli kısma. Kaşlarımı doldurmasam, o gün hiç makyaj yapmasam bile mutlaka MAC'in şeffaf kaş maskarasıyla kaşlarımı yukarı doğru tarıyorum. Bu ürün, kaşlarınızı kaskatı yapmadan sabitliyor. Benimkiler gibi gün içinde kıpırdayan düşük kaşlarınız varsa MAC'in bu ürününe bayılacaksınız. Ben 3. tüpümdeyim. İsterseniz renk seçenekleri de mevcut ancak ben şeffafla başladım, yoluma da öyle devam edeceğim.

Daha önce deneyimlediğim bir diğer kaş maskarası da Benefit'in Gimme Brow isimli ürünü. Kumral, içinde kızıllık barındırmayan kaş maskarası arayanlar bu ürüne bayılacaklar. Üstelik uzun vadede kaşlardaki boşlukları dolduruyor. Benim sol kaşımın üst kısmında, yanlış alımdan dolayı küsen kaşlarımı tekrar çıkarttı. Bu yüzden minnettarım kendisine. Detaylı yazısı burada. Hatta kendime yeni yıl hediyesi bir Gimme Brow alayım ben…

Kullanmadığım ama methini duyduğum uygun fiyatlı kaş maskaralarından bazıları ise; Wet N Wild ve Essence'e ait. Bir de Rimmel London'ın yeni çıkardığı renkli kaş maskaraları var. Onlara da bir bakmak gerek. 

İşte böyle. Siz kaşlarınızı nasıl dolduruyorsunuz? <3


(*) ile işaretlenmiş ürünler firma gönderisidir.


11 Aralık 2014 Perşembe

Le Volume De Chanel Maskara İncelemesi



Günaydın! Günün yazısı Chanel Le Volume maskara üzerine olacak. Sanıyorum ki yaklaşık 1,5 aydır kullanıyorum kendisini. Genelde çok övülen ürünlere, hayal kırıklığına uğrama korkusuyla pek yanaşmamayı tercih etsem de (sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer derler, bilirsiniz) bu kez işler düşündüğüm gibi olumsuz gitmedi. Ben bu maskarayı gerçekten çok beğendim.




Bir maskaraya ne zaman 20, bilemedin 30 Lira'dan fazla ödesem o parayı çöpe atmış gibi hissederim çünkü şu ana kadar hiçbir pahalı/marka maskara beni tamamiyle tatmin etmedi. Hacim vereni aktı, akmayanı kirpiklerimi yapıştırdı. Bir türlü olmadı. Ben de favorilerim olan Maybelline The Falsies Black Drama ve Flared ile yoluma devam ettim ancak sevdiğim ve blogunu rehber olarak gördüğüm arkadaşım Pınar, (blogu için buraya tıklayın) bu maskaradan vazgeçemediğini belirttiğinde daha fazla direnemedim ve gözümü karartıp Sephora'nın yolunu tuttum.

Siyah, asil ve sade ambalajını açtığımda fırçasına bakakaldım. 'Böyle bir fırça kirpiklere nasıl hacim verebilir ki?' dedim ancak ilk katı uyguladığımda karşılaştığım sonuç beni epey şaşırttı ve memnun etti.






Maskara fotoğraflamak konusunda berbatım, biliyorum. Bana inanın, kirpiklerimi yukarıdaki görsellerde göründüğünden en az 2 kat daha hacimli ve uzun yapıyor. Bu arada yukarıdaki fotoğraflarda maskaranın yalnızca tek kat uygulanmış halini görüyorsunuz.

Özelliklerini kısaca özetleyecek olursam; hiçbir şeyin durmadığı kirpiklerimden asla akmadı, dökülme yapmadı. 1,5 aydır her gün kullanmama rağmen ürün hala kurumadı. Tek kat uyguladığımda günlük kullanıma uygun hacimli ve uzun kirpikler, 2-3 kat uyguladığımda topaklanmadan takma kirpik etkisi verdi. (Abartmıyorum. Kuzenimin nişanına giderken takma kirpik takmaktan vazgeçtim çünkü gerek kalmadı.) Kirpiklerimi simsiyah yaptı. Gerçekten her kullandığımda bir kez daha hayran kalıyorum bu maskaraya.

Gelelim olumsuz yanlarına. İlki; fırçası ve yapışkan yapısı sebebiyle uygulama esnasında kirpiklerimin aralarına (eyelinerımın üstüne) bulaşması. Çok enteresandır ki, bu yapışkanlık maskarayı uyguladıktan 1 dakika sonra geçiyor ve akma ya da bulaşma sorunu yaşamıyorsunuz ancak uygulama sırasında dikkatli olmanız gerekiyor. Bir diğer kusuru ise tabi ki fiyatı. İçim yana yana satış fiyatının 109 Lira olduğunu belirtmek istiyorum. Chanel maskaraları Sephora'lardan veya şuradan online olarak satın alabiliyorsunuz.

'Bu kadar para harcamadan da benzer bir etki elde edebilir miyim?' derseniz, size Maybelline Black Drama'yı öneririm. İncelemesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Yarınki yazıda görüşürüz. Mutlu günler. <3





10 Aralık 2014 Çarşamba

Manikür Yardımcıları



Günün ikinci yazısından merhabalar! Manikürümü hem hijyenik sebeplerden, hem de takıntılarım yüzünden yaklaşık bir yıldır evde kendim yapıyorum. Hatta daha önce, manikürümü nasıl yaptığımı anlattığım bir video yayınlamıştım. İzlemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz. 

Tırnak etlerim çok ince ve kuru olduğu için etlerim biraz uzasa çok çirkin bir görüntü oluyor ve 3-4 güne bir maniküre gidecek vaktim de olmadığı için kendi yöntemlerimle halletmek durumunda kalıyorum. Ayrıca böyle çok daha ekonomik ve keyifli oluyor.

Bu işlemi kolaylaştırmak için de birkaç üründen destek alıyorum. Bu yazıda sizleri kendileriyle tanıştırmak isterim. 




Bahsedeceğim ilk ürün Sally Hansen Instant Cuticle Remover, yani pratik kütikül temizleyici. Gerçekten de bahsedeceğim ürünler arasındaki en pratik ürün bu. Bu temizleyiciyle, Kozmela işbirliğinde çektiğimiz bir tanıtım videosu sayesinde tanışmıştım. Sonrasında bir tane kendime, bir tane de en yakın arkadaşım için satın aldım. Gerçekten çok pratik bir ürün. 

Jel kıvamındaki temizleyiciyi tırnağımın etrafına, ölü etlere değecek şekilde uyguluyor, 35-40 saniye sonra pamuklu çubuk ile ölü derileri temizliyorum. İsterseniz ittirme çubukları ya da yine pamuklu çubukla etlerinizi geriye doğru ittirebilirsiniz ancak ben çubuğu sağa sola oynatarak ölü derilerin %70'inden arınıyor, geri kalanları da kesiyorum.

Bu ürünle ilgili sıkıntı yaşayanlar da oluyormuş ancak ben 10-15 güne bir kullandığım için ve sanırım tırnaklarıma değmemesine özen gösterdiğim için tırnaklarımda incelme ve soyulma problemi yaşamadım. Severek kullanıyorum. 




Bir diğer ürün ise yaklaşık 2-3 aydır neredeyse her manikürümde kullandığım, Burt's Bees Limon Yağı İçeren Tırnak Bakım Kremi*. Ben bu ürünü doğru şekilde kullanıp kullanmadığımdan pek emin değilim ama yine de size anlatayım. Manikür öncesi törpüyle belirginleştirdiğim kütiküllerimin üzerine bu katı yağı sürüyorum ve ellerimi manikür suyumda bekletiyorum. Etlerim bu yağ sayesinde yumuşamış oluyor ve bu işlem manikürümü inanılmaz kolaylaştırıyor. Zaten yukarıda paylaştığım videoda da nasıl kullandığımı detaylı bir biçimde görebilirsiniz.

Bu ürünü manikür sonrası besleyici krem olarak kullananlar da oluyormuş ancak manikür esnasında kullanmak benim daha çok işime geliyor. Bu arada memnun olsam da bence yeri doldurulamayacak bir ürün değil. Marketlerden 2 Lira'ya aldığımız vazelin de aynı işlemi görür diye düşünüyorum. Firma göndermeseydi büyük ihtimalle satın almazdım ve bittiğinde de yoluma vazelinle devam ederim diye düşünüyorum. 

(*)Firma gönderisidir.





Manikür sepetime en son katılan ürün ise Sephora Instant Nail & Cuticle Care. Sünger aparatlı pratik asetonlara benzeyen bu kutu, parmaklarınızı içine sokup döndürdüğünüzde, içindeki özel yağlarla tırnak etlerinizi yumuşatmayı ve tırnaklarınıza bakım yapmayı vaat ediyor. Ben de uzun uzun manikür suyu hazırlayacak vaktim olmadığında tırnak etlerimi bu ürünün içindeki süngere sürtüp biraz bekleterek etlerimi yumuşatıyorum. İçindeki yağlar sayesinde ölü etlerim kolayca kesilecek kıvama geliyor ve 3-4 dakika içinde iki elimin de manikürünü halletmiş oluyorum.




Kullandığım aplikatörler ise sırasıyla; Flormar kütikül çubuğu, Solingen törpü ve Solingen et makası. Solingen ürünlerini Gratis ve Watsons'larda, hatta büyük Migros'larda bulabilirsiniz. Sizler manikürünüzü nasıl yapıyorsunuz? Sevgiler. <3




Dupe (Muadil) Ürünler #2 || DIOR MASSAI OJE



Günaydın! Günün ilk paylaşımı, Dupe (Muadil) Ürünler serisinin ikinci oje yazısı olsun istedim ve en sevdiğim kırmızı olan Dior Massai'ye en yakın kırmızıyı buldum, fotoğrafladım, şimdi sizlerle paylaşmaya hazırım.

Pastel, Flormar, Wet N Wild derken bakmadığım marka kalmadı ve Massai'ye en yakın ojeyi buldum. Şişedeki duruşları birebir aynı olmasa da, sürüldüklerinde arada gözle görülür bir fark olmuyor. 








Yukarıda iki ojenin de 2 kat uygulanmış halini görüyorsunuz. Ne dersiniz? Neredeyse aynı değiller mi? Saat 17:30'da günün ikinci yazısında görüşürüz. Sevgiler. <3