23 Ocak 2015 Cuma

Benefit Hoola Bronzer



Günaydın! Günün inceleme yazısı, Benefit'in meşhur bronzerı Hoola üzerine olacak. Bu bronzer bana, okuyucum Tuğçe'nin hediyesi. Bir sürü güzel ürünle dolu kutuyu taa Almanya'dan buraya gönderen ve beni çok mutlu eden Tuğçe'ye buradan tekrar teşekkür ediyorum. 

Dönüyorum bronzera. Hoola, Benefit'in allıkları gibi karton bir kutuda geliyor. Ürün 8 gramdan ibaret. Satış fiyatı 120 TL olan (emin değilim ama bu civarda) bir ürün için karton kutu ve tatlı kaşığı kadar pudra gerçekten çok yetersiz. 




Karton kutuyu açtığınızda içinden minik, düz kesimli bir fırça çıkıyor. Ben bu tarz fırçaları allık uygulamak için kullanışsız ve gereksiz buluyorum ancak kontür için biçilmiş kaftan. Ürünün belli bir kokusu yok ve ilgilenenler için belirteyim; talc ve paraben türevleri içeriyor. Hoola, içinde en ufak bir ışıltı barındırmıyor. Tamamen mat, bu yüzden de hem yüze renk vermek için, hem de kontür yapmak için biçilmiş kaftan.




NARS Laguna, MAC Harmony, Bourjois Chocolate Bronzer, Chanel Les Beiges, Rimmel London Bronzer gibi birçok pudra bronzer denemiş biri olarak, NARS Laguna'dan sonra en çok Hoola'yı sevdim diyebilirim. Laguna'nın sürüm kolaylığı, kalıcılığı ve rengini çok sevmiş ama içerdiği ışıltıdan sıkılmıştım. Siz de böyle düşünüyorsanız Hoola'yı seveceksiniz.




Kullandığım tüm diğer bronzerlar arasında ton olarak kızıllık ve turunculuktan en uzak olanı Hoola. Beyaz tende çamur gibi durmuyor, gün içinde parça parça olmuyor. Hem kalıcı, hem kremsi. Beyaz ve buğday tenliler için ideal olduğunu düşünüyorum. Çok çok açık tenliler ise daha açık bronzerlara yönelmek isteyebilirler. Ben renginden, duruşundan, kalıcılığından ve allıklarımla uyumundan çok memnun kaldım.

Bitince tekrar satın alır mıyım? Evet. Tabi daha iyi mat bir bronzerla tanışmazsam. :) Benefit ürünlerini Sephora'lardan satın alabilirsiniz. Mutlu haftasonları. <3





22 Ocak 2015 Perşembe

Biraz Daha Mat, Biraz Daha Kalıcı.



Günaydın! Rengine bayıldığınız ama 'ah keşke biraz daha kalıcı olsaydı' dediğiniz bir rujunuz olmuştur muhakkak. Benimki MAC Faux. Detaylı yazısını şurada ve şurada bulabilirsiniz. 

Hem Faux'yu biraz daha kalıcı kılabilmek, hem de geçenlerde Instagram'da gördüğüm, Faux tonlarında ama tamamen mat olan likit bir ruja yakın bir şeyler yakalayabilmek için rujumu pudrayla sabitlemeyi denedim. Hem rujumun mat halini çok beğendim, hem de kalıcılığının en az 1-1,5 saat artmış olmasına çok sevindim. Belki sizin çoktan bildiğiniz bir yöntem ama yine de paylaşmak istedim.




Tıpkı kapatıcıyı, çizgilere dolmasın ve gün içinde uçmasın diye sabitlemek gibi. Elimdeki en ince transparan pudrayı aldım ve bir peçetenin üzerinden toz pudrayı rujumun üzerine uyguladım.






En sevdiğim rujumun; bu biraz daha mat, biraz daha kalıcı ve dudak çizgilerine dolmayan halini epey sevdim. İşte böyle. Hepimiz için mutlu bir gün olsun mu? Olsun. <3



19 Ocak 2015 Pazartesi

Mary-Lou Manizer'ı Kullanmayı Öğrenmek || Aydınlatıcılar



Yeni haftanın ilk gününden günaydın! Bilmem okudunuz mu ama şuradaki yazımda aydınlatıcılara yeniden ısındığımı belirtmiştim. İnsanın zevkleri, fikirleri ve alışkanlıkları nasıl da değişebiliyor, hayret. Bundan birkaç sene önce alıp da epey sarı, hatta yeşilimtırak bulduğum Mary Lou Manizer'ı şu sıralar aşkla, şevkle kullanıyorum. Bunu da geçtiğimiz hafta Instagram paylaşımlarımda sıkça dile getirince, birkaç okuyucum bu aydınlatıcıyı nasıl kullandığımı detaylıca yazmamı istedi. Ben de aldım çayımı elime, yazıyorum.




Öncelikle aydınlatıcı anlayışımın; ıslak duruşlu, içerdiği simle beni Güneş altındaki Edward'a (bkz: Twilight/Alacakaranlık 1. film) çevirmeyecek ve gün boyu kalıcı olup, yüzümü daha sağlıklı ve ışıl ışıl gösterecek ürünlerden ibaret olduğunu belirterek başlayayım. Mary Lou, ilk bakışta oldukça simli ve altın gibi görünse de, doğru fırçayla, doğru bölgeye uygulandığında gerçekten bu kadar övgüyü hakettiğini görüyorsunuz.

Detaya inmeden önce, makyaj konusunda profesyonel olmadığımın tekrar altını çizmek isterim. Zaman zaman rujumu bile düzgün süremiyor, çoğu zaman eyeliner çekemiyorum. Burada sadece, keyif aldığım şeyleri, deneyimlediğim ürünleri bilgim dahilinde paylaşıyorum. Bu yazıda da amacım ahkam kesmek ya da bir şeyler öğretmek değil. Sadece sorulan soruları yanıtlarken kendi yöntemimi göstermek isterim. Buyrun yazının devamına. :)




Aydınlatıcılar, yüzümüzün ön plana çıkarmak istediğimiz bölgelerine uyguladığımız, sedefli ya da simli, ışığı yansıtan likit, krem yahut pudra formüllü ürünlerdir. Aydınlatıcının uygulandığı bölge hem gözle görülür bir biçimde, hem de fotoğraflarda epey ön plana çıkar. Dolayısıyla bence, aydınlatıcı uygularken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, ürünü ön plana çıkmasını istemediğimiz hiçbir yere uygulamamaktır. Mesela çenenizde bir sivilce var. Işıltılı pudranızı o kısma değdirmeyin çünkü bu, o sivilceyi daha da belirginleştirir. Ya da yüzünüzde çok gözenekli veya kuruluktan çizgi çizgi olan bir bölge var. Aynı şekilde bu bölgeye de uygulamaktan kaçının.

Benim aydınlatıcıyı uyguladığım bölgeler; elmacık kemiklerimin tepeleri, burnumun ucu, üst dudağımın tepesi. Elmacık kemiklerimizin üstü zaten aydınlatıcı pudraları uygulamamız gereken ilk kısım, bunu hepimiz biliyoruz. Benim, ürünü burnumun uç kısmına uygulamamın sebebi ise; burnumun kemik kısmının belirgin olması. Ben o kemiği arka plana atıp, burnumu daha kalkık göstermek ve dikkati uç kısma çekmek için burnumun en sivri kısmına uygulamayı tercih ediyorum. Dudak üstüme uygulamamın sebebi ise, aydınlatıcı sonrasında dudaklarımı dıştan çerçeveleyip kalın göstermek için uygulayacağım dudak kalemini biraz daha vurgulamak, ilüzyonla desteklemek.




Peki bu aydınlatıcıyı bunca zaman niye sevemedim? E çünkü yanlış fırçalarla uyguladım. Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz fırçaları (kirli siyah süngeri görmezden gelin, kendisi konumuza dahil değil) göz çevremdeki kapatıcıyı sabitlemek ve elmacık kemiklerime aydınlatıcı uygulamak için kullanıyorum. Zaten üretilme amaçları da bu, ancak bu denli tok, bol tüylü fırçalar, elinizdeki aydınlatıcıyı oldukça yoğun bir biçimde uygulamanıza sebep oluyor. Bense, zaten yeterince ışıltılı olan Mary-Lou'yu uzunca bir süre bu fırçalarla elmacık kemiklerime Becel gibi sürdüğüm için, kendisini olduğundan daha simli ve daha sarı buldum hep.

Bence aydınlatıcı uygulayacağımız fırçayı seçerken dikkat etmemiz gereken nokta, yüzümüzün proporsiyonu ve ne kadarını aydınlatmak istediğimiz. Yukarıdaki gibi yüz fırçaları kullandığımızda yüzümüzün daha geniş bir kısmını aydınlatmış oluyoruz. Bu sebepten simler ya da ışıltılar, asıl aydınlatmak istediğimiz ince hattan dışarı taşıyor ve disko topuna dönüyoruz. Hem aydınlatıcıyı daha belirgin kılmak, hem de uygulama esnasında kontrol sağlamak için doğru fırçayı bulduğumu düşünüyorum.




Sağ taraftaki fırçadan, Bobbi Brown Eye Blender'dan bahsediyorum. Bir far karıştırma fırçasına göre fazla büyük ve yumuşak bulduğum için kendisiyle aydınlatıcı uyguluyorum. Mary Lou'yu tam da istediğim gibi, dar bir bölgeye, kontrollü bir şekilde uygulayıp dağıtıyorum. Tabi ki illa bu fırçayı kullanmak zorunda değilsiniz. Uygun fiyatlı bir çok versiyonunu piyasada bulabilirsiniz. Sık, uzun ve yumuşak tüylü olan herhangi bir far karıştırma fırçasını bu ürüne muadil gösterebiliriz.

Soldaki fırça ise, nereden aldığımı bir türlü hatırlayamadığım bir Fan Brush (yelpaze fırça). Yelpaze fırçalar, pudra, allık, kontür ve aydınlatıcıları belli belirsiz uygulamak için kullanılıyor. Yukarıda bahsettiğim tarzda bir far fırçası kullanmak istemezseniz, yelpaze fırçalara bir şans verebilirsiniz. Eco Tools ve MAC'in yelpaze fırçaları mevcut.




Gördüğünüz gibi Mary Lou aslında hiç korkutucu değil. Beyaz tende bile. Sadece daha kontrollü uygulama gerektiriyor. Yukarıda bahsettiğim iki fırçayı da, yoğun ışıltılı aydınlatıcılar için rahatlıkla kullanabilirsiniz.




MAC Lightscapade'in yanında Mary Lou Manizer ne kadar sarı ve pigmentli duruyor, değil mi? Ancak dediğim gibi, doğru uygulandığında gerçekten de harika bir aydınlatıcı olduğunu anlıyorsunuz.




Bu fotoğrafı paylaşmamın amacı da, 5 megapiksellik bir telefon kamerasında bile, aydınlatıcının nasıl belirgin göründüğünü göstermek. Filtre yok, ışık biraz sarı. Mary Lou'yu ne zaman kullansam etrafımdakilerin 'bugün ışıl ışılsın, ne sürdün?' diye sorması çok hoşuma gidiyor. Doğru uygulamayı da öğrendiğimi düşünüyorum. 

Son olarak dilek listemden Bobbi Brown Shimmer Brick - Beige'i çıkarttığımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bobbi Brown'a gittim, yüzüme uygulattırdım ve Mary Lou'dan çok daha altın olduğunu gördüm. Shimmer Brick Beige'in buğday tenlilere daha uygun olacağını düşünüyorum. Mary Lou şu sıralar göz bebeğim. Şimdilik aydınlatıcı arayışıma mola verdim diyebilirim. 

Mary Lou - Manizer ve diğer The Balm ürünlerini Gratis'lerden alabileceğinizi zaten biliyorsunuzdur. İşte böyle. Mutlu bir hafta olsun. <3



16 Ocak 2015 Cuma

MAC Costa Riche Göz Kalemi



Günaydın! Günün yazısı, uzun zamandır istediğim ve geçtiğimiz hafta nihayet kavuştuğum bir göz kalemi üzerine olacak. Gözlerimi siyah ya da kahverengi kalemlerle, farlarla ve de eyelinerlarla çerçevelemekten keyif aldığımı biliyorsunuz. İçinde kızıllık barındıran her rengi çok sevdiğimi de. Bu yüzdendir ki, elim far ve kalem alırken sürekli aynı renklere gidiyor. Özellikle sıcak kahve ve kızılların, gözlerimin rengini biraz daha net bir kahverengine dönüştürmesi çok hoşuma gidiyor. İşte tam da bu yüzden, uzunca zamandır yabancı makyaj vloggerlarında görüp aklıma yazdığım MAC Costa Riche kalem benim olmalıydı. Olacaktı.




Kalemin ülkemizde satılmadığını öğrendiğimde üzüldüm ancak yardımsever ve makyajsever arkadaşım Damla (blogu için buraya tıklayabilirsiniz) benim için bu kalemi satın alıp, taa Amerika'dan buraya getirdi. Yanına bir de Shu Uemura kirpik kıvırıcısı koydu, ki o konuya bu yazıda hiç değinmiyorum, ayrıca yazısını yazacağım. <3

Dönüyorum kaleme. Costa Riche, eye kohl yani göz kalemi olarak geçiyor. Gözün içine ve dışına kolayca renk veriyor, rahatlıkla dağıtılabiliyor. Ne yazık ki bu seri göz içinde pek kalıcı olmuyor fakat renk o kadar harika ve benlik ki, kalıcılık sorununu görmezden geliyorum.




Costa Riche, MAC'in diğer göz kalemleri gibi 1,36 gram. 




İçinde ışıltı, sim vesaire bulundurmayan oldukça sıcak tonlu kahverengi. 






Costa Riche ne yazık ki ülkemizde bulunmuyor ancak buna yakın, ulaşılabilir bir kalem arıyorsanız daha kızıl ve ışıltılı versiyonu olan MAC Teddy'e bakmanızı öneririm. Mutlu günler. <3





14 Ocak 2015 Çarşamba

MAC Rujlarımda Son Durum



Günaydın! Bugün sizlerle, güncel MAC ruj koleksiyonumu paylaşacağım. An itibariyle yalnızca 5 MAC rujum var ve yaklaşık 8-9 aydır bu böyle. Kimler geldi, kimler geçti… Şöyle bir hatırlarsak; Diva, Russian Red, Hue, Myth, Creme Cup, Please Me, Chatterbox, Viva Glam II, Angel, Patisserie, Snob, Plumful, Party Line, Honeylove, Viva Glam Gaga, Up The Amp, Captive, Blankety, Creme De Nude, Modesty ve sanırım şu anda aklıma gelmeyen birkaç ruj daha… Bunların hepsi zamanında koleksiyonumda yeri olan ürünlerdi. Kimisinden sıkılıp sattım, kimisinin bana yakışmadığını farkına varıp hediye ettim, kimisini de bitirdim. Creme Cup, Hue, Angel, bitirdiğim için çekmecemden ayrılanlardı. Şimdiyse elimde kalan bu 5 ruj, gerçekten kendime yakıştırdıklarım. Gelin, yakından inceleyelim.




MAC, benim sahip olduğum en pahalı ruj markası. Özellikle mat ve saten serisinin üstüne tanımıyorum. Daha pahalı rujlara da para vermeyi düşünmüyorum. Daha önce bir kez Chanel büyüsüne yenik düşüp Rouge Allure serisinden 88 numarayı almıştım ve yapısını hiç beğenmemiştim. O günden beri ruj konusunda bildiğimden şaşmıyorum. Geliyorum elimdeki 5 MAC ruja. Renkler soldan sağa; Kinda Sexy, Faux, Velvet Teddy, Peach Blossom ve bitirmediğim, adeta yediğim Pink Plaid.




Kinda Sexy; 2014 favorilerim yazımda da bahsettiğim, mat bir şeftali rengi. Ben özellikle daha sarı alt tonlu ve bronz tenlere daha çok yakıştırsam da kendim de severek kullanıyorum. MAC'in Boldly Bare dudak kalemiyle harika uyum sağlıyor. 

Faux ise 2013'ün sonlarında tanışıp, 2014 boyunca elimin en çok gittiği ruj oldu diyebilirim. Rengini; leylak rengine çalan kahvemsi pembe diye tanımlıyorum ben. Saten bitişli ve Essence'in Satin Mauve dudak kalemine çok yakışıyor. Biter bitmez yeniden satın alacağım çünkü hem en ağır göz makyajlarına, hem de günlük kullanıma mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor. Yazısı burada.

Velvet Teddy ise 2014'ün Ekim ayında tanıştığım, normalde pek tercih etmeyeceğimi düşündüğüm ve itiraf ediyorum, Kylie Jenner akımına kapılıp aldığım bir renk. Renk; kahve alt tonlu koyu bej. Özellikle buğday/esmer tenliler için mükemmel bir nude (çıplak dudak rengi). Yapısı yine mat ve oldukça kalıcı. MAC Whirl dudak kalemiyla kullanmaya bayılıyorum. Yazısı için buraya tıklayabilirsiniz.

Peach Blossom ise 2013'ün başlarında, bir blog satışım sonrası 'haydan gelen huya gider' diyerek MAC'e girdiğimde eve benimle birlikte dönmüştü. O kadar joker, o kadar yumuşacık bir renk ki, makyajı pek sevmeyen annem bile kendine bir tane aldı. Resmen dudak parlatıcısı kadar parlak duran, şeftalimsi bir pembe olan bu ruj Cremesheen sınıfında, yani kremsi bitişli ancak bence MAC'in Glaze (parlak) sınıfına daha uygun. O zamanlar bu rujun neden hiç konuşulmadığını düşünmüştüm, videolarımda ve blogumda bahsetmiştim. Görüyorum ki bugün hala hakettiği değeri görmüyor. Açık tenli herkese yakışacak güzel bir günlük ruj arıyorsanız mutlaka bakın derim. Creme Cup gibi çizgilere dolmadığı ve dişlerimi sarı göstermediği için bitince tekrar alacağım.

Pink Plaid; yine mat bitişli rujlardan. Lilaya çalan bir pembe. Bu benim ikinci Pink Plaid'imdi ve gördüğünüz gibi bu da bitti. Bittikçe alırım diyordum ama son zamanlarda dişlerimi olduğundan daha koyu göstermeye başladığını farkettim. Bu yüzden daha kullanılabilir mat bir pembe bakmaya başladım. Yüksek ihtimalle tekrar satın almayacağım. 




İşte böyle. Faux ve Peach Blossom kesinlikle yeniden satın alınacak. Pink Plaid yerine dişlerimi daha beyaz gösterecek mat bir pembe bulunacak. Diğerleri hakkında henüz karar veremedim. Önerilerinizi bekliyorum. Umarım bir çılgınlık yapıp Ruby Woo (Sebibebi yüzünden.) ya da Hug Me'yi satın almam. Sizin severek kullandığınız MAC rujlarınız hangileri? 




Birkaç sene önce MAC rujlarımın renklerini göstermek için çektiğim fotoğrafla veda edeyim. :)





9 Ocak 2015 Cuma

Buket'le Genç Kızlar İçin Makyaj



Merhaba! Genç izleyicilerimin rahatlıkla kullanabileceği bu makyajı, kardeşim Buket haftasonları dışarı çıkarken kullanıyor. Umarız keyifle izlersiniz. Sevgiler. :)


Kullanılan Ürünler

-Maybelline Instant Age Rewind Fair kapatıcı
-Pastel 334 Ten Rengi kalem
-L'oreal Volume Million Lashes maskara
-L'oreal 912 Sin For Peach kalem ruj




BİTENLER #2



Günaydın! İlkine şuradan ulaşabileceğiniz, Bitenler serisinin 2. yazısıyla karşınızdayım. Bu yazı için fotoğraflamayı unuttuğum bir de MAC Face & Body fondotenim vardı. Ne yazık ki fotoğraf çekerken gözümden kaçmış. Sonuç olarak bitirdiğim ve bitirdikçe aldığım sayılı fondotenlerden olan Face&Body'i çoktan tekrardan aldım. Yine keyifle kullanıyorum. Okumak isterseniz yazısı burada.




Cilt temizliğinden başlıyorum. Bu grup hiç değişmese de bir kez daha paylaşmak istedim. Göz makyajı temizliği için dönüşümlü kullandığım Bioderma Sensibio H2O ve Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu ayda bir biten, bittikçe yenilenenlerden. Gül Özlü Makyaj Temizleme Sütü de bitmeden yedeklenenlerden. Yüz makyajımı silerken yüzümü nemlendiren tek ürün. Kaç senedir kullanıyorum, bilmiyorum.




Yine şurada bahsettiğim Clarins'in nem maskesini bitirdim. Bir daha satın almayacağım. Zaten bu ürünü sadece Glam Glow sonrası kullanıyordum çünkü Glam Glow cildimi gerçekten gerip kurutuyordu. Üstelik nem konusunda çok daha başarılı ürünler kullandım. Mesela Rexaline Serum. 

Bittikçe aldığım ürünlerden MAC Fix +. Ben sabitlemesi için değil de, fırçalarımı ıslatmak ve makyajımın o pudralı bitişini doğallaştırmak adına, yazın da ferahlamak amacıyla kullanıyorum. Büyük boyunu özellikle almıyorum çünkü bitiremeden bozulmasından korkuyorum.

Geçen yıl tanıştığım ve nem konusunda üzerine tanımadığım Kiehl's Avokadolu Göz Kremi de geçtiğimiz haftalarda bitti. Hemen yenisi alındı.




Son grupta ise yine Bobbi Brown Almost Bare parfüm var. Ne yazık ki çok çabuk tüketiyorum bunu ama bittikçe de almaya devam ediyorum. Beyaz tene çok yakışan bir menekşe kokusu, keyifle kullanıyorum.

MAC Prep + Prime Light Boost, aydınlatıcı kalem. Yaklaşık 1 sene sonra bitirdim. Epey bereketliymiş. Hemen yenisi alındı. Göz çevresi ve yüz için mükemmel aydınlatma sağlıyor. Yapısı da incecik.

Son olarak da NARS Radiant Creamy kapatıcımın Vanilla rengi. Yine kaçıncı kutumda olduğumu bilmediğim ürünlerden. Yenisi çoktan alındı. İşte böyle. Son zamanların bitenleri bunlardı.

Sevgiler. <3



7 Ocak 2015 Çarşamba

Fırça Dosyası || Pudra,Bronzer,Allık,Aydınlatıcı.



Günaydın! Haftanın ortasından, en sevdiğim günden günaydınlar! Bugün, ilk kısmında fondoten fırçalarımı anlattığım şuradaki yazımın devamı olan, pudra, bronzer, allık ve aydınlatıcı fırçalarımı tanıtacağım bir paylaşım yapacağım. Fırçalarımın çoğunu birden çok işlem için kullanıyorum, zaten biraz sonra detaya indikçe ne demek istediğimi anlayacaksınız. Dilerseniz hemen başlayalım.




İlk olarak küçük yüz fırçalarımdan başlıyorum. Bu, benim en sevdiğim grup diyebilirim. Görseldeki fırçalar yukarıdan aşağı; Real Techniques Contour Brush, Real Techniques Setting Brush ve Sigma F35 Tapered Highlighter Brush. 

Contour Brush, esasında bir kontür fırçası olmasına rağmen ben kendisini ısrarla kapatıcı ve krem allık için kullanıyorum. Bununla göz altıma kapatıcı yaymayı sevmiyorum çünkü tüyleri uzunlu kısalı olduğu için ürünü çizgi çizgi bırakıyor, ziyan ediyor ancak yüzümde kapatmak istediğim noktalarda gerçekten iyi iş çıkarıyor. Hele ki krem allık konusunda muazzam. Contour Brush tek başına satılmıyor. Real Techniques'in Core Collection isimli setiyle geliyor.

Setting Brush ise; göz altı kapatıcımı sabitlemek ve elmacık kemiklerimin üstüne yoğun aydınlatıcı uygulamak için kullandığım fırçalardan. Kendisini çok severdim ama Sigma F35'le tanışınca, pabucu dama atıldı diyebilirim.

Sigma F35 Tapered Highlighter Brush ise en sevdiğim 3 fırça arasında. Bu olmadan yapamıyorum, yedeklemeyi düşünüyorum. Yumuşacık tüyleri ve konik şekliyle göz altıma kolayca oturan ve sabitleme işlemini mükemmel bir şekilde yapan tek fırça. Aynı zamanda elmacık kemiklerimi, burun kemiğimi ve aydınlatmak istediğim tüm yüksek noktaları pürüzsüzce aydınlatma konusunda bir efsane. Çok çok seviyorum!




Real Techniques Blush Brush, en sevdiğim allık fırçalarındandır. Yumuşacık tüyleri ve muma benzeyen şekliyle en koyu renk ve en zor allıkları bile hafifçe dağıtmak konusunda üstüne yoktur. Son zamanlarda ise kendisini çok koyu bronzerlarla yüzümü ısıtmak için kullanmaya başladım. Aynı zamanda pudra için de kullanılabilir. Bir taşla kuş katliamı. Hem pudra, hem allık, hem de bronzer uygulamak için güzel bir fırça arıyorsanız bir şans verin derim.

Bobbi Brown Sheer Powder Brush ise son dönemdeki favorilerimden. Pudrayı çok hafifçe uyguluyor ve sizi un kurabiyesine çevirmiyor. Bobbi'nin fırçalarına bu ürün sayesinde ısındım. Yine allık için de kullanılabilir.

Real Techniques Multi Task Brush ise Travel Essentials isimli setle birlikte geliyor, tek başına satılmıyor. Mineral fondoten, pudra, bronzer ve yine pudra formüllü allıklar için oldukça başarılı.




MAC 168, pigmentasyonu zayıf allıkları uyguladığım fırçalardan. Esasen açılı bir kontür fırçası ama gerçekten çok amaçlı. Öyle ki, bununla likit fondoten uygulayanlar bile var. Tüylerinin beyaz olması ayrıca hoş.

Elite Cosmetics Blush Brush ise şu ana kadar sahip olduğum en yumuşak tüylü fırça. Kolay yıkanıp çabuk kuruyor. O kadar yumuşak ki, allıkları bu fırçayla uygulamak ayrı bir keyif. Keşke ülkemizde de satılsaydı. Uzun lafın kısası, son dönemdeki favori allık fırçam kendisi.

MAC 187, yine son dönemde fondoten için kullandığım bir fırça olsa da, pudra ve bronzer için de harikadır. Bu fırçayı aldığım günden beri severek kullanıyorum. Ne için kullandığım ise dönem dönem değişse de kendisi vazgeçilmezlerim arasında. 

Son fırçam da Real Techniques Duo Fibre Face Brush. Real Techniques'in Duo Fibre setindeki 3 fırçadan biri kendisi. Bunu ilk başlarda hafif pudra uygulamaları için kullanmış olsam da şimdilerde karıştırma fırçası olarak kullanıyorum. Bronzer ve allığımı uyguladıktan sonra her şeyi birbirine dağıtmak ve geçişleri yumuşatıp ürün fazlalıklarını almak için temiz fırçamla karıştırma işlemini yapıyorum. Makyajımı daha doğal hale getiriyorum.

Bir de bu yazıya koymadığım bir fırçam daha var. Kendisi aslında bir far dağıtma fırçası ama ben elmacık kemiklerimi aydınlatmak için kullanıyorum. Şuradaki yazımda gösterdiğim Eye Blender'dan bahsediyorum. <3 

İşte böyle. Bir sonraki fırça dosyasında da kapatıcı ve krem far fırçalarım olsun diyorum. Ne dersiniz? Sevgiler! <3